• Arama

Haliç'in Gerdanı Galata Köprüsü

Galata Köprüsünü anlatır mısınız? Gözü yaşlı bir kadın, Çok mutlu bir çocuk, kafası bozulmuş bir adam, ihtiyar bir teyze hala hayata umutla bakan. Bence her biri Galata Köprüsünü anlatır benim için...

 

Sağ tarafında asırlara meydan okuyan Galata kulesi, Karaköy... Sol tarafında Haliç'e uzanır yol. Sadece balık yiyip gidebileceğiniz bir yer değil ki hayat dolu içerisinde kim bilir o hayatlar ne hikayelerle dolu. Kışın hüznü anlatır sanki yazın sevinci aynı bizim gibi yaşar sanki dört mevsimi. Kafası bozulunca çatar birine hüzne boğulunca ağlar martılar gibi sessizce, karnı acıkınca mızıldar çocuk gibi bencilce...

En çok da dert ortağıdır yerli yabancı herkese. Hem de asırlardır. Avrupalılar Golden Horn derler yani Altın Boynuz... Zeus’un aşk hikayesiyle başlar. Malum Baş tanrı Zeus, Hera'dan korkar ama yapacağından da geri kalmaz. Hera tapınağının baş rahibesi İo'ya sevdalanmıştır ve baş tanrıça Hera'nın ani baskınıyla Zeus İo'yu hemen boynuzlu bir ineğe çevirir. Hera da İo'nun başına bir sinek musallat eder İo sinekten kurtulmak için kafasını bir oraya bir buraya sallarken altından boynuzları kara parçasını ikiye böler ve işte Altın Boynuz "Golden Horn" böyle oluşur. Bir aşk hikayesiyle başlayınca oluşum her şey yakışır ona sanki güzel bir kadının boynundaki gerdan gibidir Galata.

Burada geçireceğiniz bir gün adeta zamanda yolculuk; medeniyetler arasında geçiş  gibidir. Bir yanda Galata kulesi  asırlardır bekçilik eder sanki seni bekler. Eteklerindeki Karaköy, Beyoğlu seni davet eder. Bir yanda tüm heybetiyle Süleymaniye yok olan imparatorluğun kanıtıdır adeta. Sonra balıkçıların seslerini duyunca âna dönersin boğaz turuna çıkan vapurdaki turistlere el sallayıp çaprazda kalan mısır çarşısına gözün takılınca sanki Eminönü'ne yanaşmış yüzyıllar öncesinde Mısır'dan gelen baharat gemilerini görürsün ve bedestenin içerisinde bir gezinti yaparsın.

Kafanı biraz daha kaldırıp Topkapı Sarayı'nın Adalet Kulesine gözün takılınca gözünle takip edersin; Yok olur mu? Diye. Ama olmaz adaletin simgesidir o sen nereye gidersen git seninledir o. Arkasındaki Ayasofya'nın kubbesini hayal meyal görürsün Bizans'ın kalbidir o. Yanındaki minareyi görünce Fatih'in ilk cuma namazıdır o. Sonra bir bakarsın ki Fatih'in gemileri Haliç'e inmek üzeredir ve Fatih Sultan Mehmet'in Eyüp- Ayvansaray arasında demir halkalarla kazıklar çaktırarak fıçılarla oluşturduğu bu köprü Haliç üzerinde kurulmaya çalışılmış ikinci  mobil köprüdür aslında.

İlk olarak Eyüp -Sütlüce arasında 6. yüzyılda Justinianus tarafından "Aghios Kahalinikos"  köprüsü kaynaklarda yer alır. Yani yüzyıllar boyu Haliç'in iki yakası birleştirilmek istendi...

İlk kalıcı köprü ise II. Beyazıt döneminde denenmek istendi. Sultan II. Beyazıt, Leonardo da Vinci'den bir tasarım istedi  ve Leonardo da Vinci 240 metre uzunluğunda tek açıklıklı 24 metre uzunluğunda bir tasarım sundu fakat Sultan kabul etmedi. Leonardo da Vinci'nin sunduğu bu teklif iki binli yıllarda Norveç'te hayata geçirildi. Başka bir proje için Michelengelo İstanbul'a davet edildi fakat kabul etmedi. Böylece köprü düşüncesi 19.yy'a kaldı.

19.yy da ilk köprü Sultan II. Mahmut tarafından Azapkapı-Unkapanı arasına yapıldı 500 - 540 m uzunluğundaki köprü "Hayratiye köprüsü","Cesr-i Atik" ya da "Eski Köprü" olarak bilinirdi 1912 yılında yıkılmıştır. 350 yıl sonra ilk modern Köprü Cesr-i Cedid adıyla Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmi Alem Valide Sultan tarafından 1845 yılında yaptırılmıştır. Yeni Cami Köprüsü, Güvercinli Köprü  ya da Büyük Köprü olarak da bilinirdi.

İlk olarak Denizcilik Bakanlığı tarafından toplanan Müruriye olarak da bilinen geçiş ücretleri köprünün her iki yakasındaki beyaz üniformalı memurlar tarafından  31 Mayıs 1930'a kadar toplandı. Ücretler şöyleydi:

Serbest: Ordu ve kanun uygulayıcı personel, görevdeki yangın söndürücüler, rahipler

5 para: Yayalar

10 para: Sırtı yüklü insanlar

20 para: Sırtı yüklü hayvanlar

100 para: At arabası

3 para: Koyun, keçi ve diğer hayvanlar.  

Bir diğer köprü ise Sultan Abdülaziz döneminde 1861-1876 yılları arasında kullanılan köprü  III. Napolyon’un şehri ziyaretinden önce yaptırılmıştır. Bizlerin akıllarında kalan ise 1912 yılında Alman firması MAN AG tarafından 350.000 altın lirası karşılığında 466 m. uzunluğunda 24m. genişliğindeki bu köprü  16 Mayıs 1992'deki büyük yangına kadar kullanılmıştır, büyük oranda yanan köprünün yangından arta kalan kısmı onarılarak Balat-Hasköy arasına yerleştirilmiştir ve akıllarda "Tarihi Köprü" ya da "Eski Galata Köprüsü" olarak yer alır.

Yangından sonra inşa edilen beşinci Galata Köprüsü bir önceki köprünün bir kaç metre kuzeyine yerleştirilmiştir 1994 yılında inşası biten köprünün en önemli özelliği 490 metre uzunluğunda 80 metrelik kısmi açılabilen baskül köprü olması Norwich ‘deki Trowse Köprüsü ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bir kaç köprüyle dünyada üzerinde tramvay geçen ender baskül köprü olması desem de bence onlardan çok daha önemlisi.

Tarihi yarımada ile Karaköy'ü birleştirmesi sanki Süleymaniye Camii ile Galata Kulesini el ele tutuşturması. Dünyada başka bir köprü daha yoktur ki Medeniyetleri birleştiren ve Altın Boynuz ‘un üzerindeki herkesi misafir eden. Altın Boynuz için bir diğer söylem ise Güneş'in doğuşunda Haliç'in altın rengini alması ve Haliç'e uzaktan bakıldığında şeklinin boynuza benzemesi.

Bence siz uzaktan bakmayın  hayatınızdan bir günü ayırıp misafiri olun vapurlara eşlik eden martılarla birlikte yüzyıllar öncesine yolculuk edin. Güneşin doğuşunu izleyip zamana yolculuk edip, köprü üstündeki balıkçıları izleyip köprünün altında gün batımıyla balık yedikten sonra bir bardak çay ile zamanı demleyin.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.