• Arama

Bayram Tatilinde Ege’deyim Diyenlere: Kuzey mi, Güney mi?

Herkesin tatil yapmak için beklediği bir dönem vardır. Bayram tatilleri de şöyle uzun soluklu bir  tatil yapmak isteyenler için aranan en uygun zaman olabiliyor. Hele bir de bu sene olduğu gibi tatil 9 güne çıkarılmış ise. Yaza da merhaba diyeceğimiz bu günler için RehberName olarak sizlere Ege’nin kuzeyinden güneyine popüler rotalar belirledik... İster bir tura katılın ya da arabanıza atlayın özgürce gezmenin tadını çıkarın.


1. Kuzey Ege
Kuzey Ege bugün ülkemizin en bakir kalan noktalarından biri ve bol bol oksijen depolayabileceğiniz, tarihin doğanın tadını doyasıya çıkarabileceğiniz bir bölge. Peki ne yapabilirsiniz, nereleri gezebilirsiniz.

Çanakkale'den tatilinize başlayabilirsiniz. Avrupa yakasında 1915 Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı savaş alanlarını ve bu vatan için şehit düşmüş binlerce vatan evladının yattığı toprakları mutlaka görmelisiniz.

Troya Ören Yeri ve yeni açılan Troya Müzesi’ni mutlaka ziyaret etmelisiniz. Neden Anadolu'nun medeniyetlerin beşiği olduğunu bir kere daha anlayacaksınız.

Buralara kadar gelmişken bir feribot yolculuğu mesafesinde olan Bozcaada’ya gitmemek olmaz tabi. Merkezinde yapacağınız kısa bir gezintiyle Bozcaada Kalesi’ni, ızgara planlı Rum mahallesi ve Meryem Ana Kilisesi’ni, Alaybey Camii’ni gezdikten sonra Bozcaada denince akla ilk gelenlerden olan şarap mahzenlerini gezip alışveriş yapabilirsiniz. Ardından Bozcaada’nın dillere destan Ayazma plajında deniz sezonunu da açabilirsiniz.

Assos ya da günümüzdeki ismiyle Behramkale ziyaret etmeniz gereken bir başka önemli noktadır ki Aristosuyla, konumuyla, akropoldeki Athena Tapınağı ve Midilli manzarasıyla unutamayacağınız yerlerden birisi olacak.

Liman bölgesinde deniz kıyısında bulunan bir zamanların palamut deposu günümüzün ise güzel ve şirin restaurantlarında yemeğinizi yiyebilirsiniz. Aynı zamanda Assos’un hemen alt tarafında bulunan Kadırga plajıyla günün yorgunluğunu atıp serinleyebilirsiniz.

Buradan İzmir istikametine doğru devam ettiğinizde artık biraz oksijen depolama zamanı diyorsanız Kaz Dağları sizi karşılayacak zaten.Yeşilyurt, Adatepe gibi köyleri ziyaret edip oksijen ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Tabi oralara kadar gitmişken Kaz Dağları eteklerinde bulunan Tahtakuşlar Köyü’ndeki Tahtakuşlar Etnografya Galerisi’ni ziyaret etmeden dönmeyin derim.

Türkmen kültür ve hayat tarzını gözünüzde canlandırmanızı sağlayacak küçük ama önemli bir müze. Hatta fırsatınız var ise Kaz dağlarında bir safariye katılıp doğanın ve oksijenin tadını bol bol çıkarabilirsiniz. Sarıkız tepesi ve Hasan Boğuldu gölü efsanelerinde adı geçen yerleri görmeden dönmeyin deriz.

Edremit Körfezi kıyılarında Akçay, Altınoluk, Burhaniye, Gömeç gibi bir çok güzel tatil beldesi var tabi ama belki bunlardan en meşhuru da Balıkesir’e bağlı Ayvalık. Alibey Adası ya da daha çok bilinen ismiyle Cunda’da eski evlerin arasında gezdikten sonra KOÇ grubu tarafından restore edilen ve müze olarak kullanılan Taksiyarhis kilisesi, Despot evi, yel değirmenlerini gezip denize karşı ister balığınızı isterseniz meşhur Ayvalık tostunu tadabilirsiniz.

Deniz olmadan olmaz deseniz Sarımsaklı plajları sizleri bekler. Ama mutlaka gün sonunda Şeytan Sofrası’nda Ayvalık ve Ege Denizi manzarası eşliğinde günbatımında çayınızı, kahvenizi içmeyi unutmayın.

Çanakkale, Balıkesir derken artık İzmir Bergama’da bulunan Pergamon Antik Şehri görülmesi gereken noktalardan biridir. Teleferiğe doğru giderken Kızıl Avlu’yu eski ismiyle Serapis Tapınağı’nı ziyaret ettikten sonra, kısa bir teleferik yolculuğuyla kalıntıların bulunduğu yere ulaşabilirsiniz. Hellenistik dönemde sanat, kültür merkezi olan bu şehirde antik dönemin  en büyük kütüphanelerinden birinin bulunduğunu, Anadolu’nun en dik tiyatrosunun bulunduğunu ve kendisi Berlin Müzesi’nde olan Zeus Sunağı’nın ait olduğu yer olduğunu da hatırlatalım. Bunların yanı sıra bir çok tapınak, depo vb. olarak kullanılmış yapının kalıntılarını da göreceksiniz. Ama en çok dikkatinizi çekecek yer kuşkusuz tiyatro olacaktır.

Yine Bergama’da bulunan Asklepion’u yani Asklepios’un şehrini de ziyaret edip dönemin sağlık hizmetlerinin ve turizminin nasıl olduğu hakkında fikir edinebilirsiniz. Bu arada hatırlatalım Asklepios sağlık işlerinde sorumlu tanrı. Kim bilir bir ağrınız sızınız varsa belki çaresi oradadır.

Kuzey Ege seyahatleriniz için birkaç hatırlatma:

  1. Çanakkale Boğazı’na karşı balık yemeden ve ardından peynir helvasından tatmadan

  2. Assos’ta damla sakızlı Türk kahvesi ve damla sakızlı dondurma yemeden

  3. Bozcaada’da Çiçek Fırını’nın kurabiyelerinden tatmadan ve domates reçeli almadan

  4. Yörenin zeytin ve zeytinyağından almadan

  5. Ayvalık’ta tekne turu yapmadan, papalina balığını tatmadan

DÖNMEYİN.

2. Güney Ege

Tatil dendiği zaman aklına ilk olarak masmavi bir deniz, eşsiz kumsallar ve eğlence aklınıza geliyorsa işte o zaman Güney Ege aradığınız yer olabilir. Deniz, kum, güneş ve eğlence dendiğinde kuşkusuz hemen akla Bodrum gelir. O zaman hiç aklınız da kalmasın oradan tatilinize başlayın.

Bembeyaz evleriyle eşsiz bir manzara sunan Bodrum’da deniz ve eğlenceye kendiniz kaptırmadan tiyatrosundan şöyle bir izleyin Bodrum’u ve ardından liman bölgesinde yaklaşık 500 yıllık olan Bodrum Kalesi’ni ve Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edin. Antik çağın 7 harikasından biri olarak adlandırılan Moussoleum’un taşlarının da apımında kullanıldığı kale görebileceğiniz en heybetli yapılardan.

Moussoleum’u da görebilirsiniz tabi ama sadece temel taşlarını; büyük bir kısmı British Museum’da bulunuyor. Sanat güneşi Zeki Müren Evi’ni de gezdikten sonra gerisi artık size kalmış.

Marmaris’e doğru yol alırken yol üstünde görebileceğiniz cennetten bir köşe adeta Akyaka. Azmak’ta kısa bir sandal turu ve ardından Gökova körfezinin güzelliklerini günboyu yaşayabileceğiniz bir tekne turu.

Tekne turunda sadece körfezin güzel koylarında değil aynı zamanda Sedir Adası’nda da bir mola olacak ki burada yürüyerek Kedrai Antik Kentinin kalıntılarını görebilir. Ve bir zamanlar Kleopatra’nın denize girdiği kumsalda siz de denize girebilirsiniz.

Datça biraz sapa olmasından dolayı diğer bütün merkezlere nazaran biraz daha tenhadır ki işte belki de budur Datça’yı farklı kılan. Eski Datça evlerinin arasında gezerken Can Yücel’in evini de göreceksiniz. Bir zamanlar kendisinin bir kaç yudum bir şeyler iştiği Orhan Amcanın mekanına uğramadan oradan ayrılmayın.Tabi bir de bademi unutmayalım.

Marmaris deniz kum güneşin yanı sıra biraz daha eğlencenin de ön planda olduğu bir merkez. Burada deniz, kum, güneşin keyfini çıkardıktan sonra kaledende şöyle bir bakın Marmaris’e ve akşam olduğunda da bırakın kendinizi marina ve barlar sokağına. Tatilinizin en eğlenceli akşamını geçirebileceğiniz yerlerden birisi.

Dalyan; sazlıkların arasından pancar motorlu sandallarla Dünyanın en güzel plajlarından biri olan İztuzu’na giderken mavi yengeç avlayanları göreceksiniz (Mutlaka bir tadına bakın). Kaunos Antik kentinin Kral kaya mezarlarını da panoramik olarak görüp plaja doğru yol alacaksınız.

Hepimizin hep adını duyduğu nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Caretta Caretta kaplumbağalarını da göreceksiniz. İztuzu plajı üreme alanları olduğu için belirli bölgelerde güneşlenebiliyorsunuz.

Fethiye ise Marmaris’te olduğu gibi bir çok imkanı size sunabilen bir merkez. Telmesos tiyatrosuyla, kral kaya mezarlarıyla, 12 adasıyla, Fethi Bey ile, Ölüdeniz ve Kayaköy’üyle birkaç gününüzü geçirebileceğiniz bi tatil merkezi. Körfezde yapacağınız 12 Adalar tekne turu ve ardından gidip görüp dönmek istemeyeceğiniz bir Ölüdeniz. Denize, kuma ve güneşe doyacağınız ve hiç bitmesin diyeceğiniz günler. Adrenalinsiz olmaz diyenlerdenseniz Babadağ’a çıkıp eşsiz Ölüdeniz manzarası eşliğinde paragliding yapabilirsiniz.

Bu arada eski bir Rum yerleşimi olan fakat günümüzde ıssız terkedilmiş bir köy görünümündeki Kayaköy’ü de mutlaka ziyaret edin. Dönüş yoluna geçemeden de Saklıkent’te buz gibi sularda biraz yürüyüş yapıp kendinize geldikten sonra artık eve dönebilirsiniz.

Güney Ege seyahatleriniz için birkaç hatırlatma:

  1. Bodrum guletleriyle koylarda birkaç günlük gezi yapmadan

  2. Orhaniye , Kızkumu’nu görmeden, orada denize girmeden ve Selimiye’nin meşhur Losta tatlısından tatmadan

  3. Vaktiniz var ise Ege ile Akdeniz’in buluştuğu Datça Yarımadasının en uç noktasında bulunan Knidos Antik Kenti’ni ziyaret etmeden

  4. Dalyan'da mavi yengeç tatmadan

  5. Ölüdeniz’de paragliding yapmadan ve Kelebekler Vadisi’ni görmeden

DÖNMEYİN.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.