Panorama 1326 Bursa | Dünya'nın En Büyük Panoramik Müzesi

Bursa Panorama 1326 Fetih Müzesi'nde nasıl gezilir? Dünya'nın en büyük tam panoramik müzesi olan Bursa Fetih Müzesi Panorama 1326'yı hep beraber keşfe çıkalım.

Sizleri zaman makinesine bindirip tam 693 sene öncesine yani 6 Nisan 1326 tarihinin öğle vaktine götüreceğiz desek, ne dersiniz? ‘’Bu fırsat kaçmaz’’ cevabını duyar gibiyim.

Bizleri adeta Bursa’nın Fetih Gününe ışınlayan, ünü sadece Bursa’yı değil Türkiye sınırlarını aşmış olan, resmi açılışı henüz 1 yıl önce yapılmış olmasına rağmen Bursa turizm rotalarında ilk sıralarda kendini kabul ettiren, bir milyona yakın ziyaretçi sayısıyla rekorları alt üst eden, Dünya’nın en büyük tam panoramik müzesi olan ‘’Bursa Fetih Müzesi Panorama 1326’’ yı hep beraber keşfe çıkalım o zaman.

Panorama; kulağa yakın fakat bize biraz uzak kalmış bir kavram. Panoramik Müze; çok büyük ve detaylı tek bir görsel ile seyircisini resmin odağına koyan çok etkili bir resim sergileme yöntemidir. Buradaki amaç, 3 boyutlu objelerin etkisinden de faydalanılarak ziyaretçiyi her yönden kuşatan çerçevesiz bir resim oluşturmaktır.

Birazdan detaylarını aktaracağımız, Bursa’nın son dönemde hem mimari, hem tarihi, hem de turizm anlamında damga vurmuş baş yapıtı Panorama 1326 ise klasik panoramik müzelere birçok yenilikle beraber devasa bir kubbe ekleyip Fetih Gününü detaylı anlatan resmi kubbe iç yüzeyinde devam ettirerek ziyaretçiler üzerinde hipnotize edici etki bırakan ‘’Tam Panoramik Müze’’ tekniğiyle yapılmıştır. 42 metre çapı ve 360 derece dairesel döngü ile uçsuz bucaksız bir gök kubbe altında olduğunuzu hissettirecek Bursa Fetih Gününe davet ediyor sizi Panorama 1326.

Dünya’da 28 tane daha benzeri olan ve çoğu 100 yıl önce yapılan Panoramik Resmin tarihsel sürecini irdelediğimizde; İrlanda asıllı ressam Robert Baker’ın 1787 yılında patentini aldığını ve ilk panoramik sergisini 1789 yılında Londra’da sergilediğini görüyoruz.

Yunanca pan (bütün) ve horama (görünüm) kelimelerin birleşimi Robert Baker’ın icadını tanımlamak için o günlerde kullanılmaya başlanıyordu, her ne kadar Baker kendi icadını “bütünü kapsayan görünüş” olarak nitelese de. Baker’i bu buluşu yapmaya iten unsur ise tamamen ticari bir dahi olmasıydı. 18. Ve 19. yüzyıllarda gezginlerin ve seyyahların kitapları çokça okunmaya başlanmış, insanlarda Dünya’nın diğer kısımlarına gezme isteği her geçen gün artmaya başlamıştı.

 

İnsanlarda, İstanbul, Şam, Kudüs, Kahire gibi yerler ile ilgili bilgi, belge yeterli seviyede olsa da ulaşım tam anlamıyla gelişmediğinden ülkeler arası yolculuğun çok uzun ve tehlikeli olduğu dönemlerdi. Fakat insanlar kitaplarda okuyup etkilendikleri İstanbul’un Galata Kulesi’ni, Kız Kulesi’ni ve Ayasofya’yı yine aynı şekilde Kahire’yi ve Piramitleri yakından görmek istiyorlardı. Seyahat edemeyen insanlar, dilden dile aktarılan başka diyarları merak ediyorlardı.

İnsanların bu hayalini iyi analiz eden Robert Barker 1787’de, İngiliz Patent Enstitüsü’ne “La Nature á coup d’oeil” -Bir Bakışta Doğa-  ismiyle başvurusunu yaptı. 2 yıl sonra ilk sergisini ortaya koyduğunda büyük kuyruklar kendisini bekliyordu ve Dünya yeni bir sektör daha kazanıyordu. Panoramik anlamda ilk hikaye edilişimiz ise 1883’te Amsterdam, Vondelpark’ta sergilenen İstanbul konulu Panorama oluyordu.

Osmangazi Belediyesi’nin en çok konuşulan ve Dünya’nın birçok yerel yönetimi tarafından da örnek alınarak incelemelerde bulunulan vizyon projesi aynı zamanda Dünya’nın en büyük Tam Panoramik Müzesi olan ‘’Bursa Fetih Müzesi Panorama 1326’’ nın temeli 15 Eylül 2015 atılmış ve bu denli büyük bir mimari yapıt için 3,5 yıl gibi kısa bir sürede açılışı gerçekleştirilmiş.

İnşaat alanı 4.500 m², tüm kullanım alanı: 8.388 m² olan Fetih Müzesi, ekolojik mimarlık anlayışının gerekliliklerini yerine getirerek ‘’Enerji Verimliliği’’ ilkesine göre Yeşil Bina formunda inşa edilmiş ilk çevreci kamu binası olma özelliğine de sahip. Sadece mimari detaylarını yazsak ayrı bir konu başlığı olabilecek derecede yeni bir soluk ve heyecan getiren Panorama 1326’yı keşfetmeye başlayalım.

Bursa’da medfun bulunan 6 padişaha itafen 6 direk üzerine oturtulan dahiyane bir mühendislik eseri olan bu müzeyi gezmeye, Kayı Boyu’nun Anadolu’ya göçünden , Payitaht Bursa’da ki son padişah olan II. Murad dönemine kadar gerçekleşen önemli hadiselerin 16 adet tablo ile anlatıldığı sergi salonuyla başlıyoruz. Tabi burada 16 rakamı üzerinden de çifte gönderme yapılmış. Tarih sahnesine çıkmış Türk Devletlerinin sayısı ve Bursa şehrinin rakamı olan 16 özellikle tercih edilmiş.

Türk Tarihçilerinin Kutbu, duayen isim merhum Prof. Dr. Halil İnancık’ın proje danışmanlığını yaptığı müzeye Ertuğrul Gazi’nin Anadolu’yu açan rehber olarak resmedildiği tablo sergideki ilk tarihi sahne. Moğol istilası sonucu anayurtlarından göç eden Kayı Türkmenlerinin, dirayetli bir lider olan Ertuğrul Gazi öncülüğünde ağır kış koşullarında Söğüt ve Domaniç’e göç hali çıkıyor karşımıza ilk olarak.

Osmanlı Devleti’nin Manevi Mimarı, Osman Gazi’ye gördüğü çınar rüyasının akabinde 3 kıtaya yayılacak imparatorluğu müjdeleyen, devletin asırlar boyu temel felsefesini oluşturan ‘’ İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın.’’ özdeyişinin sahibi, ünlü alim ve mutasavvuf Şeyh Edebali ile devam ediyoruz.

Osmanlı’nın ilk kadısı aynı zamanda Şeyh Edebali’nin müridi ve damadı olan Dursun Fakih’in  Karacahisar Cami içinde Osman Bey adına okuduğu hutbe.

Osmanlıların, Bizans’a karşı ilk meydan okuması ve kazandığı ilk savaş olan Yalakova (Bapheus) Savaşı (27 Temmuz 1302). Günümüzdeki Osmangazi Köprüsü’nün güney ayağının bulunduğu Hersek Burnu’nda gerçekleşmiştir.

Prusa (Bursa), Adranos(Orhaneli), Castellion (Kestel), Kite (Ürünlü) tekfurları, Osmanlı’ya karşı  güçlerini birleştirir ve Dimbos Boğazı’nda iki taraf içinde çetin geçen bir savaş olur. Osman Bey’in yeğeni Aydoğdu şehit düşer fakat savaş Osmanlılar tarafından kazanılır ve Bursa Ovası tamamen Osmanlıların hakimiyetine girer.

Osman Bey oğlu Orhan Gazi’yi yanına alarak, Prusa Kalekenti(Bursa)’ne hakim bir tepede inşa edilen Balabancık Kalesi’nden meşhur vasiyetini söylüyor. ‘’Ey oğul, beni şu şol gümüşlü kümbete koyasın.’’

Azerbaycan’ın Hoy şehrinden gelip dervişleriyle birlikte geyik sırtında tahta kılıçla muhasaraya katılan tasavvuf ehli Geyikli Baba.

23 yıl süren kuşatmanın ardından şehri teslim alan Orhan Gazi’nin Pınarbaşı Fetih Kapısı’ndan şehre giriş resmi.

İlk Osmanlı medresesi İznik’te açılır ve tasavvufta İbni Arabi geleneğinden gelen müderris Davud El Kayseri, astronomi alanında ders verirken.

İlk şehit padişahımız Hüdavendigar lakaplı I. Murad’ın galip geldiği I. Kosova Savaşı akabinde savaş meydanında gezerken şehit edilişi.

Seferden sefere bir ömür süren Yıldırım Bayezid’in , Niğbolu Kalesi’ne ulaşması ve ‘’Bre Doğan’’ ‘’Bre Doğan’’ seslenişi.

Osmanlı’nın manevi kalbi, ilk ve en büyük Cami-i Kebiri Bursa Ulu Camii inşaat halinde ve tabiki işçilere ekmek dağıtan Somuncu Baba detayı unutulmamış.

‘’Kerametler Sultanı’’ olarak nam salan Gönüllerin Sultanı, Bursa’nın manevi önderi Emir Sultan’ın Çelebi Mehmed ile kılıç kuşanma merasimi.

Şehrin en sanatlı eseri Yeşil Cami ve Yeşil Türbe’nin arka fonda olduğu Osmanlı’nın ikinci kurucusu Çelebi Mehmed.

Fetret Devri sonrası şahlanışın simgesi Yeşil Türbe’nin mimarı Hacı İvaz Paşa ve çini ustası Mecnun Mehmed.

Osmanlı’nın en büyük hanedan külliyesi olan Muradiye Külliyesi’nin banisi ve aynı zamanda tasavvuf ehli olan II. Murad’ın dönemin alimleri olan sohbeti.

Kronolojik sergi alanından ayrılarak Osmanlı Devleti’nin kuruluş evresini 10 dakikalık kısa bir film ile anlatan sinema salonuna geçiyoruz. Dünya’nın en büyük ‘’Tam Panoramik’’ müzesi olması yanı sıra Türkiye’nin en büyük çaplı kubbesine 2500 metrekare yüzeye 360 derece dairesel döngü ile resmedilmiş Fetih Gününe ışınlanmaya hazırız artık.

 

Tarihi ve kültürel mirası ile marka kent Bursa’nın turizm potansiyeline ciddi anlamda katkı sağlayan, mimari özelliklerinin yanında kalıcı bir hafıza değerinde bilimsel bir belge olan Panorama 1326’nın en büyüleyici kısmına geldik.

Kendinizi Bursa Fethine katılmış bir asker olarak hissedeceğiniz panoramik resimde 10.000’in üzerinde figür kullanılmış. 6 Nisan 1326 Bursa Fetih günü 693 yıl sonra tüm detaylarıyla, tüm gerçekliğiyle ve tüm ihtişamıyla gözler önüne seriliyor, adeta yeniden canlandırılıyor.

42 metre çapıyla devasa kubbe içine girer girmez, büyülenmiş bir şekilde şaşkınlık ifadelerinizi duyar gibiyiz. Her ne kadar kapalı bir mekan olsa da, kendinizi o günün koşullarında ovadan Bursa Kalesi’ne bakarken hissedeceksiniz. Bursa’nın Fetih Gününün detaylarının yanı sıra o günün Bursa’sını da sizlere sunuyor Panorama 1326.

Çınar deyince akla hem Osmanlı gelir hem Bursa. Köklü bir ağaç olması nedeniyle Osmanlı’nın hem simgesi hemde Osman Bey’in rüyası olan asırlık çınarlara bu şehrin her yerinde rastlamak mümkün. Ve tabiki Türkiye’nin fiziki olarak en büyük ağacı İnkaya Çınarı’da Bursa’da olması gibi sebeplerle Panoramik Resimde kendine yer bulmuş. Yine Bursa’nın manevi önderi kabul edilen Emir Sultan ile özdeşleşmiş Erguvan ağacı da.

Orhan Gazi’nin çadırı ve Bizans Tekfurunun şehrin anahtarını Sultan’a teslim etmesi detaylı bir şekilde aktarılmış. Bir yanda cihan devleti olma yoluna giren Osmanlı Devleti, bir yanda çöküş dönemini yaşayan Doğu Roma (Bizans) birebir yansıtılmış.

Türkiye’nin ‘’Yeşil’’ ünvanına sahip tek şehri olan Bursa en yeşil haliyle ve tabi ki tüm Bursalıların pusulası olan Uludağ’ın (Keşiş Dağı) muhteşem silüeti sizi selamlıyor Panoramik Resimde. Türkmen obalarının günlük sosyal yaşantısının yanında, Bizans tebasının bir kısmının şehri terkediş detayı da atlanmamış.

Hiç çıkmak istemeyeceğiniz kubbeden aşağıya doğru inince, son dönemde adından sıkça bahsettiren, Türkiye'de ve Dünya’da geniş izleyici kitlesine sahip olan ‘’Diriliş Ertuğrul’’ dizisinde kullanılmış kostümler ve aksesuarlardan oluşan bir sergi bizleri karşılıyor.

Ertuğrul Gazi, Turgut Alp, Bamsı, Muhiddin Arabi ve Hayme Ana gibi karakterlerin kostümleri ile dizide sıkça kullanılan kılıç, balta, kalkan ve hançer gibi silahları da yakından görme fırsatı sunuyor bizlere.

Yine müze içerisinde bir kütüphane, 1000 kişi kapasiteli forum alanı, 2 adet kafeterya, ok atma alanı ve hediyelik eşya satış mağazası bulunmaktadır. Özellikle forum alanında Kılıç Kalkan Gösterisi, Mehter Takımı Gösterisi ve Sema Gösterisi gibi etkinlikler sürekli düzenlenmektedir.  .

Gezimiz boyunca hissettiklerimizi yazdığımız Anı Defteri kısmını da geçip şehrin en önemli tarihi yapılarının sanatsal ve görsel değerini yüzyıllardır kaybetmemelerini sağlayan İznik çinilerinin en güzel örneklerinden oluşan Çini Panoları bölümüne geçiyoruz son olarak.

İznik Çiniciliğinin en güzel örneklerinin verildiği 15. Ve 16. Yüzyıl eserlerinden oluşan bu alan için, etkileyici ve nadide çini örneklerini barındıran Yeşil Türbe, Yeni Kaplıca, Şehzade Mustafa Türbesi gibi en öne çıkan tarihi noktalar tercih edilmiş.

Son olarak, Osmanlı’nın ilk akçesinin birebir aynısı basılıyor bu müzede. Orhan Gazi döneminden kalma hatıra akçenizi basmadan ziyaretinizi bitirmeyin derim.

Türkiye’nin 4. Büyük ilçe belediyesi Osmangazi Belediyesi’nin "Herşey Bursa ile Başladı" sloganıyla Kayı Boyundan beyliğe, beylikten bir imparatorluğa giden süreci anlattığı köklü tarihimizin muhteşem bir görsellikle aktarıldığı anıt eser ‘’Bursa Fetih Müzesi Panorama 1326’nın konumu da özenle seçilmiş.

UNESCO Dünya Mirası’ndaki Hanlar Bölgesi ve Yeşil Külliyesi’ne olan yakınlığı, Irgandı Köprüsü ve Kayhan Çarşısı’na da yürüme mesafesinde olması, "Açık Hava Tarih Müzesi" olan Bursa’nın tarihi aksını taçlandıran bütünleyici bir unsur olmuş durumda çoktan.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi büyüleyici atmosferiyle sizleri 6 Nisan 1326 gününe götürecek müzeden çıkarken günümüze dönmeyi unutmayın sakın.

 

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.