Kars Gezi Rehberi; Nereler Görülmeli, Neler Yapılmalı?

Kar Beyazı Şehir: Kars

Anadolu’da yaklaşık 100 gün sürecek muhteşem kar beyazı günler başlıyor. Doğu’nun Kar Beyazı şehri Kars’a yolculuğa çıkıyoruz sizlerle. Nereler Görülmeli, Neler Yapılmalı ve Yenmeli?

Doğu illeri sınırındaki karlar prensi Kars’ta kış zamanı şimdi. Bu kentin hepimizin gönlünde başka bir yeri var, kimi çok romantik buluyor kimi çok mistik ve otantik, kimi de bol bol kar görmek istiyor eksi 35 derece soğuk iklime rağmen.

Kafkasya ve Rusya’ya yakın olması, Rusların 40 yıl egemen olduğu dönemde arkalarında bıraktığı etnik kültürlerin ve mimarinin cazibesi, Batı illerinden turistleri buraya getirmeye yetiyor.

Ayrıca, aslında sadece bir yolcu treni iken genç blogger ve internet fenomenlerinin yazdığı makale ve çektiği fotoğraf bir anda moda olan Doğu Ekspresi’nin de Kars’ın bu durdurulamayan yükselişinde çok büyük rolü oldu.

Kars, 350 bin nüfuslu çevresinden birçok dağlık arazilerde bulunan ilçe ve köylerden oluşan bir sınır şehri. En yakın komşusu merkeze 60 km uzaklıktaki Ermenistan, ama sınır kapalı olduğu için bu ülke ile bir kültürel ve ticari ilişkimiz yok.

İpek Yolu’nun ve Kafkasya’nın tarihsel giriş ve çıkış kapısı olması nedeniyle asırlar boyu birçok uygarlığın evi olmuş. Her yerde tarih yaşıyor ama farklı kimliklerde.

Tarihsel birçok ilklere sahip olan Kars, ilk Türkçe ismi olan bir şehir. Kars adı M.S 4. yüzyılda buraya yerleşen Karsaklılar’dan türemiş.

Anadolu’da ilk caminin yapıldığı yer ve ilk Cuma namazının kılındığı Ebu Menucehr Camisi Ani şehrindedir.

Anadolu’da ilk Türk Cumhuriyeti olan “Güneybatı Kafkas Geçici Millî Hükûmeti '', “Cenub-ı Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkate-i Milliyesi '' ya da nam-ı diğer Kars İslam Cumhuriyeti 1918’te Kars’ta kurulmuştur.

Anadolu’ya ilk giren Alparslan’ın 1071’den çok önce geldiği, ordusuna üs kurduğu ilk şehir Kars Ani’dir.

1855’te Ruslarla yapılan savaşlarda gösterdikleri kahramanlıktan dolayı Sultan Abdülmecit tarafından “Gazi” ünvanı verilmiş ilk Türk şehridir.

40 yıl Çarlık Rusyası yönetiminde kalması nedeniyle Hollandalılar’ın tasarımı ile yapılan Baltık mimarisi binalarla, ızgara plan şeklinde düzenlenen ilk şehir planına sahip şehrimizdir.

Ruslar’ın egemenliği zamanında yerleşen Malakan ve Dukobor gibi Rusya’dan zorunlu göçen Hristiyan grupların Türklerle birlikte yaşadığı yine göç sonrası ardında birçok kültürel ve tarihi miras bıraktığı yegâne şehirlerdendir.

“ANİ bir dünya ama dünya bir ANİ değil” sözüne layık olan Ani Harabeleri, Ermenistan sınırına yakın olup içinde birçok uygarlığa sahip olan arkeolojik kilise, camii ve kervansaray barındırır. Yedi kapılı ve kırk kiliseli şehir denilen Ani’nin altında ise 850’den fazla mağara bulunur.

Mağaralardan birinde Çoban Topaz ile Yılanlar Kraliçesi Şahmeran’ın aşklarını yaşadıkları inanılan gizemli yeraltı şehri de bulunması Ani efsanelerinden biridir.

Kars işte böyle tarih ve kültür ile dopdolu bir şehir. Kars’a gidince tarihi dinlemeden hiçbir yer görmeden gitmem diyorsanız, yöreyi çok iyi bilen kokartlı bir rehber ile gezmeniz önerilir. Her sokakta bir detay var. Ya da kaybolun derim, küçük bir şehir yolunuz mutlaka Taş köprü, Kars Kalesi, Harakani Türbesinin ve Malakan evlerinin olduğu meydana çıkar.

Meydanın sol yan sokağında bulunan Rus döneminden kalan bugün otel olan Cheltikov Otel, Kars nehri etrafında bulunan Kars Konservatuarı, Katerina Oteli, Kazım Karabekir Köşkü’nü gezmek için nehir etrafında yürüyerek fotoğraflamak gününüzü güzelleştirmeye yeter de artar. Defterdarlık binasının bulunduğu sokak, Baltık mimarisine ait estetik taş evlerle Kars’ın çok geniş yollarını süslemektedir.

Neden Kars? Ne Görülür? Ne Yapılır? Ne Yenir? Nerede Eğlenilir? Bunları Yazalım mı?

Kars çok büyük bir kent sayılmaz ama etrafında birçok görülecek ilçe ve ören yeri var, o nedenle dört gün gezi süresi gerekir. Harakani Havalimanı’na İstanbul, İzmir ve Ankara’dan direkt uçuş var. İzmir’den mesela ortalama 2 saat uçuş ile Kars’ın kalbine varabilirsiniz.

Doğu Ekspresi ile Ankara çıkışlı 26 saat süren bir yolculuğu göze almanız gerek. Arkadaş grubu ve aktivite olmadan yapılırsa bir süre sonra sıkıcı bir yolculuk olabilir baştan belirteyim ve ön rezervasyon ile yataklı vagondan yer bulmakta ayrı bir mesele.

Bu yıl başlayan turistik Doğu Ekspresi nasıl olacak henüz bilmiyoruz ama Ankara Kars yolu üzerinde belli duraklarda yolculara 1 veya 2 saat gezi süresi verileceği ve sonra trenle yolculuk devam edileceğini duyumunu aldık.

Mutlaka görmeden dönmeyin önerileriyle dolu Kars gezimize başlayalım o halde.

Ama yeniden hatırlatıyorum, tren veya uçak ne olursa olsun Kars’a en az dört gün ayırmanız gerekiyor.

Kars İçin Gezi Noktaları Önerilerimiz Sırasıyla Şunlar Olabilir:

Kars Kalesi: Şehrin kalbidir, her yerinden görülür. Bir Saltuklu eseri olup Timur döneminde yıkılır, Osmanlı 3. Murat döneminde tekrar yapılır. girişi ücretsiz olup tırmanması zor bir parkurdur.

Kars Harakani Türbesi: Şehrin kabesi ve dini merkezi burası. Ebü’l Hasan Harakani Kars’ın Uleması ve şehit düşen Alpereni, Mevlana’nın bizzat kendisinden eğitim aldığı ulemadır. Cami ve külliye Evliya Camii olarak Osmanlı döneminde inşa edilmiştir.

Kars Katerina Oteli: Rus çarlık döneminin ve Osmanlı Rus savaşının simge isimlerinden olan Çariçe Katerina’nın Ruslar döneminde Kars Çayı kenarında yaptırmış olduğuna inanılan bazalt taşından yapılmış binadır. Günümüzde butik otel görevi yapmaktadır. Otel önünde ateş yakılarak müzik ve sıcak şarap servisi yapılır.

Kars Arkeoloji Müzesi: Kars ve çevresinden çıkarılan buluntuların sergilendiği küçük ve iki katlı değerli ama sıcak bir müze. Asur; Urartu, Roma, Bizans ve Selçuk dönemine ait birçok eser sergileniyor. Üst kat Etnografya bölümüne ayrılmış.

Namık Kemal Kültür Evi: Vatan veya Silistre adlı eserin sahibi ünlü yazar Namık Kemal’in dedesine ait olan evdir. Şair çocukluğunda dedesinin evinde kalmış ve çocukluğun güzel anlarını bu evde yaşamıştır Namık Kemal burada yaşamış çünkü dedesi zamanının Kars valisiymiş, bu ev de haliyle vali konağıymış. Namık Kemal, çok küçük yaşta babası ölünce, 7 yaşından 14 yaşına kadar burada dedesiyle hayat sürmüş. Kars çayı etrafında bulunan eski bir sarı bina, geleneksel Kars Ozanlarının aşıkların toplandığı ve turistlere gösteri yaptıkları kültür merkezidir.

Ahmet Muhtar Paşa Konağı: 1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşı’nda Ordu Komutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından bir süre Karargâh Binası olarak kullanılan ve Osmanlı dönemine ait önemli iki katlı tarihi binadır. Atlı yola yakın olması nedeniyle Kars çarşı mevkisine en yakın ziyaret noktalarından biridir.

Cheltikov Sarayı: 93 Harbi sonrası bölgede kalan Rus zenginlerden Cheltikov ailesine ait Baltık mimarisi ile yapılmış olan geniş cepheli iki katlı binadır. Yıllarca malikâne, konservatuar ve hastane olarak hizmet verse de bu güzel bazalt taştan yapılmış saray, günümüzde 36 odalı otel olarak kullanıyor.

Kars Kaşarı ve Gravyer Mandıraları: Kars’ın her caddesinde Rus döneminde yaşamış Malakanlar kültürüne ait gravyer, çecil ve eski kaşar peynir satışı görmek mümkündür. Genellikle kargo ile eve gönderme şeklinde alışveriş yapılır. Kars Balı da lezzetli ve meşhurdur.

Eski Vali Konağı: 1883 tarihinde yapılan konak tek katlı olup ‘L’ planlıdır. Doğu yönündeki binanın giriş cephe duvarı yalancı sütun ve rölyef süslemelidir. 1921 Kars Antlaşması’nın imzalandığı konak Cumhuriyet’in ilanından sonra Vali Konağı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Kars Ulu Cami: Kars Kalesi’nin hemen yanı başında bulunan Kars Ulu Cami, Sultan İbrahim döneminde (1640-1648), Kars Beylerbeyi olan Dilaver Paşa tarafından 1643 yılında yaptırılmıştır. Ermeni zulmü yaşamış olan Kars’taki katliamın en kötü anılarının olduğu ve duvarlarında halen katliamdan kalan kan izlerinin olduğu öne sürülen dini mekândır.

Taş Köprü ve Kars Çayı: Kars Çayı şehri ortadan bölen ve kışın üzerinden buzullar oluşması harika görüntüler oluşturan şehrin simge su kaynağıdır Kars çayı üzerinde yapılan Osmanlı dönemine ait tek gözlü körülerden biri olan taş köprü iki kez yapılmış olup bugünkü görünümü 3. Murat dönemine aittir.

Tarihi lll. Murat Hamamları: Sultan III. Murad’ın Osmanlı mimarisiyle yaptırdığı ve geçmişte Namık Kemal, Aleksandr Puşkin ve Georgi Gürciyev gibi önemli şair ve yazarların da kullandığı Mazlumağa Hamamı ile Muradiye Hamamları, Kars çayı kenarında bulunmakta olup günümüzde yenileme çalışmaları devam etmektedir.

Kaz Evi: Kalenin hemen karşında bulunan şirin bir yöresel restoran. Akşam yemeğinde Kafkas gösterisi eşliğinde Kars mutfağının en leziz yemeklerini tatmak için en uygun yerdir.

Beylerbeyi Sarayı: Kars Kalesi eteklerinde bulunan ve 1579 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından inşa edilen Beylerbeyi Sarayı günümüzde yenileme altında olup ileride otel olarak hizmet verecektir. Osmanlı Rus savaşında zarar gören bina kesme taştan yapılmış bölgedeki en büyük Osmanlı mimarisine ait tarihi eserdir.

Ucube Heykeli Tepesi: Dönemin Kars Belediyesi’nin kararı doğrultusunda Heykeltıraş Mehmet Aksoy, 2006’da kenti kuşbakışı gören Üçler Tepesi’ne İnsanlık Anıtı yaptı. 2011’de Kars’a gelen Recep Tayyip Erdoğan, heykele “Ucube” dedi ve anıtın yıkılması talimatını verdi. Bu heykelin bulunduğu boş alan Kars merkezi gören en iyi nokta olup fotoğrafçıların buluşma noktasıdır.

Defterdarlık Binası: Ruslardan kalan en büyük malikânelerdendir Cumhuriyet’in ilanından sonra Kars Valiliği olarak kullanılan bina 1980 yılından sonra restore edilerek Defterdarlık binası olarak kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde halen Defterdarlık binası olarak kullanılmaktadır.

Millet Parkı: Kars merkezde bulunan Millet Bahçesi, Cumhuriyet döneminin ilk millet bahçesi olarak bilinir. Özellikle yoğun kar yağan dönemlerde harika manzaralar oluşan parkın diğer adı Masal Parkı’dır.

Kars Kanlı Tabya - Kazım Karabekir ve Beyaz Vagon: Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan tabya, Kars’ın savunulması amacıyla 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu tarafından il merkezinde yapılmıştır. İmparatorluğun doğu sınırlarını Rus ve İran saldırılarına karşı korunması amacıyla yapılmış olması bakımından tarihi öneme sahiptir.

1828 yılında Ruslar’ın Kars’a yaptıkları saldırılarda bir gece baskını sırasında tabyadaki askerlerin tamamı şehit edildiği için bu tabyanın adı Kanlı Tabya olarak anılmıştır. Kanlı Tabya binası Kars şehrini güney cepheden korumak için yapılmış ve günümüze kadar mimari özelliklerini koruyarak ulaşmış bir tabya binasıdır. 

Kars’ın kurtarıcısı 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması için şehrimize gelen Rus Generalleri tarafından hediye edilen Beyaz Vagonu, Kazım Karabekir Paşa Kolordu Komutanlığı yaptığı yıllarda Kars – Erzurum arasında Paşa’nın özel vagonu olarak kullanılmıştır.  

Alexander Nevsky Kilisesi (Fethiye Cami): Kars merkezin en zarif yapılarından biri Fethiye Cami veya diğer adıyla Aleksander Nevsky Katedrali. 19. yüzyılda Ruslar tarafından kilise olarak yapılan anıt eser, Kars’ın kurtuluşundan sonra camiye çevrilmiş ve iki yanına da ikişer şerefeli birer minare eklenmiştir.

Kümbet Camisi – (12 Havariler Kilisesi): 12 Havariler Kilisesi olarak da bilinen Kümbet Cami, Kars’ın ilk arkeoloji müzesi olarak hizmet vermiş olup 10.yy’da Bagratlı Kralı Abbas tarafından Ermeni-Gürcü kilisesi olarak Kaleiçi bölgesinde inşa edilmiştir.

Yapı tarihte çok kez, bir camiye bir kiliseye dönüştürülmüştür. Rus işgali zamanında Rus – Ortodoks Metropollüğü (Başpiskoposluk) olarak kullanılmış, son yıllarda da cami olarak kullanılmakta. Ancak dönem dönem Ermeni grupların ayin yapma talepleri, yapılan restorasyonda uygulanan yanlış teknikler gibi birçok sorunla boğuşuluyor.

Ardahan Çıldır Gölü: Kars-Ardahan sınırında bulunan göl, son dönemlerin en gözdelerinden. Kışın buz kalınlığı üzerinde atlı kızaklarla gezmeye müsaade edecek kadar kalınlaşınca tam bir cazibe merkezi haline geliyor Çıldır. 

Buzda balık tutmak, bu eşsiz manzaraya karşı restoranda kendinize bir ziyafet çekmek kaçırılmaması gereken keyiflerden. Ayrıca yaz aylarında gölde yüzmek de mümkün.

Ani Harabeleri: Kullanımda olduğu dönemlerde “Dünyanın en büyük dört şehrinden biri olacak kadar” büyümüş, nüfusu 100.000’in üzerine kadar çıkmış, bilinen 24 farklı uygarlığa ev sahipliği yapmış bir şehir; Ani. Kulağa biraz uzak geliyor değil mi? Aslında Kars’a olan 42 kilometrelik uzaklığından ötürü bu durum. Ne kıymetini bilmişiz ne adını duymuşuz. M.Ö. 5000’lerden bu yana direnen bu şehri gidip, görüp, enine boyuna gezmek Kars’ın olmazsa olmazlarından. 

Sarıkamış Şehitliği: Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslar’ın Anadolu topraklarını işgalini önlemek için Enver Paşa komutasındaki 3.Ordu Sarıkamış’ta bir harekât planlar. Ancak hava koşulları ve bu koşullara hazır olunmaması sebebiyle TSK kayıtlarına göre 60.000 askerimiz donarak şehit olur. Bu hazin olayın yaşandığı bölgede ise şu an şehitlik bulunmakta. Ayrıca her yıl şehitlerimiz için Ocak ayı başında anma töreni düzenleniyor.

Sarıkamış Katerina Köşkü: Bir diğer adıyla Çar 2.Nikola’nın Av Köşkü. Çivi dahi kullanılmadan saf ağaçtan yapılan köşk beton kolonları sayesinde hala sağlamlığını korumaktadır. Köşkü, Çar Nikola’nın eşi Katherina için yaptırdığı düşünülse de aslında çar, köşkü hasta oğlu Aleksi’ye bir tedavi merkezi ve bir av köşkü olarak yaptırmış. Köşk şimdilerde tahribat gördüyse de kesinlikle görmeye değer.

Sarıkamış Kayak Merkezi: Dünyada kaymak için en iyi yer olarak geçen Alpler’de görülen kristal kar bir tek burada var. Dolayısıyla snowboardcuların ve offpistçilerin rüyası. 141 gün bu kar yerde kalıyor. Pistler sakin. Hava her zaman açık; hatta Türkiye’nin en çok güneş alan yerlerinden. Hava nedeniyle gidip de kayamama şansı çok düşük. Pistlerde buzlanma Halley’in dünyaya yaklaşması kadar nadir. Pisti çevreleyen müthiş çam ormanları harika manzaralar sunuyor.

Boğatepe Zavotlar Köyü: Kars merkeze 50 kilometre mesafede, tepelik bir yaylada bulunan, Malakanların Karslılar’a mirası, orijinal Kars gravyerinin üretildiği tek köy olan Boğatepe’ye mutlaka gidin. Burada yürütülen ekoturizm faaliyetleri ile Fransa’dan, Hong Kong’dan turist çeken bir köy haline gelen Boğatepe Köyü’ne kahvaltıya gelin.

Mis gibi Kars kaşarı, balı ve kavurmasını gümletin. Ardından da Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’nin desteğiyle, köylülerin kendi imkânlarıyla kurdukları Peynir Müzesi’ni gezin. Müze, Boğatepe Köyü camisinin yanındaki yeşil binanın alt katı oluyor. İçinde Kars gravyerinin yapılışından Kars’taki mandıra kültürünün tarihine birçok şey öğreniyorsunuz. Üstelik yazın peynir tadımı da yapılıyormuş.

Kazım Karabekir Köşkü: Bugün müze olarak kullanılan köşk, Sultan II. Abdülhamid’in Maarif Nazırı Antepli Münif Tahir Paşa tarafından İtalyan mimar ve heykeltıraş Rozette’ye ahşap olarak inşa ettirildi. Osmanlı devletinin yıkılmasından sonra köşk 1929 yılına kadar hemen hemen boş kaldı. Köşk 15 Kasım 1930 yılında Kâzım Karabekir Paşa tarafından satın alındı ve aile bu eve taşındı.

1 Ekim 2005 tarihinde halkın ziyaretine açıldı. Müzenin iç düzenlemesi Müze Müdürü Figen Batı’nın çalışmaları ile Paşa’nın ve ailesinin köşkte yaşadığı dönem dikkate alınarak orijinal eserler ile hazırlandı. Üst katta; Paşa ve eşine ait yatak odası, aile bireylerine ait fotoğraflarının sergilendiği oda ile Paşa ve eşine ait kıyafetlerin sergilendiği bölüm yer almaktadır. Alt katta ise, ailenin oturma odası ile Paşa’nın çalışma odası ve kabul salonu aslına uygun olarak yeniden düzenlenerek ziyarete açılmıştır.

Kars Kafkas Üniversitesi Konservatuar Binası: Kafkas Üniversitesi’nin konservatuvar binası da Ruslar’dan kalma Baltık mimarisi binalarından olup günümüzde Kafkas Üniversitesi’ne ait konservatuar olarak hizmet vermektedir.

İsmet Paşa İlkokulu Binası: 1886-1888 yılları arasında yapılan okul binası, 1920’de Kars’ın düşman işgalinden kurtulmasının ardından Kazım Karabekir Paşa tarafından şehit çocukları ve kimsesiz erkek çocukları için köy-yatılı mektebe dönüştürülmüş. 1991 yılında restore edilen bina, halen inşaa edildiği ilk günkü gibi okul binası olarak kullanılıyor.

Kars Selim İlçesi Kekeç Cirit Gösterileri Meydanı: Cirit, Orta Asya’dan Kafkaslar’a kadar gelmiş geleneksel bir ata sporudur. At üzerinde binicilik ve çeviklik gerektiren bu spor günümüzde Kars’ın Selim ilçesi’nde halen oynanmakta olup sporcular kendi aralarında yarışmalar düzenleyerek bu sporu yaşatmaya çalışmaktadırlar.

Kars Evleri: 93 harbi sonrası Kars’ta 40 yıl süre ile kalan Ruslar’ın kolonileşme sürecinde yaptıkları bazalt evler Kars’ın değişik noktalarında bulunur. İskandinav mimarisine ait özellikler taşıyan evler, Peç denilen bir soba sistemi ile ısıtılıyormuş ve evler günümüzde kamu binası olarak kullanılmaktadır.

Kars Yemek Kültürü (Yemeden Dönmeyin);

- Kaz Eti

- Evelik Çorbası

- Ayran Aşı Çorbası

- Hangel

- Piti

- Umaç Helvası

- Kete

- Kafkas Çöreği

Tavsiye Edilen Restoranlar;

- Kazevi

- Hanedan Restoran

- Sinni Restoran

- Puşkin Restaurant

- Kars Kale Restoran

Kars’ta Yapmadan Dönmeyin;

- Karşambaç yapın yiyin, yani bildiğimiz pekmezli kar helvası.

- Çıldır’da atlı kızak yapın, kişi başı 20 Tl bir turu.

- Çıldır’da balıkçı kiralayın, buz kırdırın ve balık tutun.

- Kars Selim Kekeç Köyü’nde Cirit gösterisi izleyin.

- Namık Kemal Kültür Merkezi’nde Aşık Ozan ve İğne Batmaz Show izleyin.

- Kale civarındaki restoranlarda Kafkas gösterisi izleyin.

- Bir fırından Kete ve Kafkas çöreği alın yiyin.

- Ani etrafında bulunan köylerdeki evleri gezin. Tandırda kaz ve ekmek yiyin

- Karda yürüyün ve tilkilerin fotoğraflarını çekin.

- Boğatepe Köyü’nde mandıraları gezin, peynir satın alın.

- Kars’da gece yürüyüşüne çıkın ve Rus evlerinin yoğun olduğu sokakları kar altında görün.

- Doğu Express treninin şehire girişinin fotoğrafını çekin.

- Ucube heykelinin olduğu tepeye çıkın ve eski Kars’ı fotoğraflayın.

- Kaldığınız otelin önünde varilde ateş yakın sıcak şarap için akordeon çalan müzisyenlerden Azeri müzik isteyin.

- Ani - Ermenistan sınırına gidin ve Arpaçay’dan Ermenistan’a bakın.

- Cheltikov Otel’in orada kar üzerinde kızak yapın.

Doğu Anadolu’nun buram buram tarih ve kültür kokan şehri Kars’ı yaşayın, kendinizden çok şey katacaksınız yapılacaklar listesine.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.