Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesindeki Alanları

İlker Özcan | 2020-03-10

United Nations Educational Scientific and Cultural Organization ya da herkesin bildiği kısaltılmış ismiyle UNESCO, ülkelerin tarihi, kültürel değerlerinin korunmasını teşvik amacıyla oluşturmuş olduğu listelerle daha çok adını duyduğumuz bir kuruluş. Seyahat severlerin, gezginlerin gezi öncesi belki de ilk baktığı incelediği konudur UNESCO listesi.

Daha önceki yazılarımızda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ni ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ni hazırlamıştık. Bu defa asil listeye dahil olmak amacıyla bekleyen UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan ülkemiz değerlerini sizin için hazırladık.

UNESCO listesindeki yerlere değerlere baktığımızda Türkiye’nin bu konuda en zengin coğrafyalardan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Merakla okuyacağınız ve gezip görme arzunuzu zirve yapmasına sebep olacak olan ve daha sonradan her başlığı ayrıntılı bir şekilde hazırlayacağımız UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi. 78’i kültürel, 2’si karma ve 3 tanesi doğal miras olmak üzere 83 birbirinden kıymetli mirasımızı sizin için kısa kısa derledik.

Kültürel Miraslar

1. Karain Mağarası (Antalya) 1994

Antalya’ya 30 kilometre mesafede Yağca Köyü’nde bulunan Karain Mağarası deniz seviyesinden yaklaşık 430 metre yükseklikte.Yaklaşık 500.000 yıldır insanların yaşadığı düşünülen mağara, neanderthal insan yaşamıyla ilgili en önemli merkezlerden biridir. Paleolitik dönemden klasik çağa sürekli yaşam devam ettiği bir mağara olmasına rağmen, en önemli dönem paleolitik dönemdir. Aynı zamanda mağarada aslan, gergedan gibi yaban hayvanlarının da kazılar sırasında bulundu. Bölgenin karstik yapısından dolayı oluşan sarkıt, dikit ve sütunlar mağaraya farklı bir özellik katıyor.

2. Urartu ve Osmanlı Eski Yerleşimi Ahlat Mezar Taşları (Bitlis) 2000

M.Ö. 9. yüzyıldan bu yana yerleşimin olduğu Ahlat eski yerleşiminin yanı sıra her biri bir tarihi belge ve sanat eseri niteliğinde olan mezar taşlarıyla son dönemlerin parlayan yıldızı. Mezar taşları 12. Ve 13. yüzyıllarda Selçuklular döneminde yapılmaya başlanır ve Türk – İslam sanatının yanı sıra Orta Asya Türk Dünyası hakkında da önemli bilgilere ulaşılmasını sağlayan paha bilimez eserler. Bitlis Ahlat’ta hem Urartu – Osmanlı dönemi Ahlat’ını hem de mezar taşlarını görebilirsiniz.

3. Alahan Manastırı (Mersin) 2000

Mersin’in Mut ilçesinde, denizden 1245 metre yükseklikte ilk olarak M.Ö. 5. yüzyılda kısmen inşa edilmiş olsa da şimdiki haline gelmesi M.S. 5. yüzyılı bulur. Sadece bir manastır değil, bunun yanı sıra kilise, anıt mezar, kayalara oyulmuş mezar odalarından oluşan bir yapılar topluluğu. Erken Hristiyanlık döneminde gizli ibadet için gelinen yerlerden birisi.

4. Alanya (Antalya) 2000

Alanya denince öncelikle deniz-güneş-kum üçlüsü akla gelse de özellikle Selçuklularla beraber yapılan eserler, kentin farklı bir yönünü günümüzde ön plana çıkarıyor. Tarih boyunca Coracesium, Kalonoros gibi isimlerle anılan kent, 1221 yılında Alaaddin Keykubad tarafından ele geçirilince devletin yazlık kışlık başkenti olur ve Alaiye adını alır. Alanya Kalesi geçmişi Hellenistik döneme dayansa da, günümüzdeki hali bir Selçuklu yapısıdır. Bir diğer simgesel yapı ise Kızıl Kule olarak adlandırılan 1226’da yaptırılan 33 metre yüksekliğindeki sekizgen savunma yapısıdır. Aynı zamanda türünün en güzel örneklerinden birisidir. Bunların dışında tersane, tophane, Süleymaniye Camii gibi aynı bölgede tamamlayıcı unsurda olan eşsiz eserler tam anlamıyla bir şaheser niteliğinde. Damlataş Mağarası’da kentin mutlaka görülmesi gereken değerlerinden.

5. Harran ve Şanlıurfa (Şanlıurfa) 2000

Harran, köklü ve zengin tarihiyle Peygamberler şehri olarak bilinen Şanlıurfa’nın en turistik merkezidir. Konik evleri ki bu tip konik yapılar Batı’da da örnek alınarak uygulanır; bunun en güzel örneği de Harran’ın kardeş şehri olan İtalya’da Alberobello şehridir. Aynı zamanda Dünya’nın en eski üniversitelerinden biri olan Harran Okulu’da burada, daha doğrusu küçük bir parçası diyebiliriz. Yukarı Mezopotamya, yani bir zamanlar bilim, kültür merkezi olan bi coğrafya günümüzde verimli topraklarıyla da bölge insanına hayat veriyor.

6. İshakpaşa Sarayı (Ağrı) 2000

Ağrı Doğubayazıt’ta Avrupa’daymış gibi hissedeceğiniz bir yapı İshak Paşa Sarayı. 1685 yılında yapımına başlanan ve tam 99 yıl sonra 1784 yılında İshak Paşa tarafından tamamlanan saray 115x50 metre ölçülerinde olup Osmanlı, Selçuklu sanatının yanı sıra Avrupa etkisini de taşır. Bir sarayda olması gereken bütün bölümleri içerisinde barındıran sarayın en sağlam parçası camisi ve taş duvarların içindeki boşluklar ile yapı merkezi sistemle ısıtılıyor.

7. Konya Selçuklu Başkenti (Konya) 2000

Anadolu Selçuklu Devleti denince uzun yıllar başkentlik yapmış Konya gelir akla. Devletin sadece idari değil aynı zamanda kültürel anlamda da merkezi olan Konya, birçok Selçuklu eseri ile donatılmış durumda. Mevlana Celaleddin-i Rumi Türbesi, Alaaddin Camii, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Zazadin Hanı, Kılıç Arslan Köşkü Selçuklu Konya’sının eserlerinin sadece birkaçı.

8. Mardin Kültürel Peyzajı (Mardin) 2000

Mardin, Mezopotamya Ovası’na hakim birbiri ardına tepeye doğru sıralanmış taş evleriyle, dini yapılarıyla ve bunlardaki süslemeleriyle sizi Orta Çağ’a götürecek bir şehir. Yapı malzemesi olarak sarı kalker taşı kullanılır. Yüksek avlulu evlerdir. Bu görünüm bile UNESCO asil listeye girmesi için çok güçlü bir sebep.

9. Selçuklu Kervansarayları Denizli-Doğubayazıt Güzergâhı 2000

Selçuklu dönemi ticaretinin gelişmesinin en önemli sebeplerinden biridir kervansaraylar. Kervanların konaklama, dinlenme ihtiyacının üç güne kadar ücretsiz karşılandığı ve aynı zamanda saldırılarda birer kale işlevi görmesi ticaretin güvenli ve sağlıklı bir şekilde işlemesini sağladı. Anadolu ticaret yolları üzerinde bir günde kervanın gidebileceği mesafe kadar aralıklar inşa edildiler Daha sonra ticaret yolları değişince atıl bir vaziyette kalsalar da, Selçuklu döneminin ticari hayatını anlatabilecek en önemli eserlerdir. Akhan, Sultan Hanı, Ağzıkarahan, Gedik Han, Zincirli Han gibi Denizli – Doğubayazıt güzergahında bulunan han ve kervansaraylar tekrar canlandırılıyor.

10. St. Nicholas Kilisesi (Antalya) 2000

St. Nicholas ya da Santa Claus da diyebiliriz ama Noel Baba dediğimizde tanımayan yoktur heralde kendisini. M.S. 3. yüzyılın sonlarında Patara’da doğmuş olmasına rağmen psikoposluk görevini Demre’de yaptığı ve orada hayatını kaybettiği için daha çok Demre adını duyarsınız. Aslında Demre’den ziyade Myra’da yaşadı dersek daha doğru olur. Noel Baba hikayelerinden de aşina olunduğu gibi yardımseverliği ile ünlü olan St. Nicholas vefatından sonra mezarının bulunduğu yere bir kilise inşa edilir. Fakat Bari’den gelen denizcilerin kemiklerini alıp Bari’ye götürdüğü söylenir. Antalya Demre’de bulunan St. Nicholas Kilisesi özellikle yabancı turistlerin en uğrak noktalarından.

11. St. Paul Kilisesi, St. Paul Kuyusu ve Tarihi Çevresi (Mersin) 2000

Tarsus, Hristiyanlığın önemli ve saygın azizlerinden biri olan St. Paul’un doğum yeri olarak kabul edilir. Yeni dini yaymak için ülkelere, krallara, şehirlere mektuplar gönderip onları Hristiyanlık’a davet eden St. Paul adına M.S. 11.-12. yüzyıllarda inşa edildiği düşünülüyor. Yanında bulunan 30 metrelik kuyunun suyu ise vaftiz törenlerinde kullanılıyor. Bunlardan dolayı inanç turizminin parlayan yıldızı olmaya aday.

12. Sümela Manastırı (Trabzon) 2000

Karadeniz gezilerinin en meşhur ve merak edilen noktası diyebiliriz Sümela Manastırı için. Trabzon’un Maçka ilçesinden yaklaşık 15 dakikalık bir mesafede olan manastır, Altındere Vadisi Milli Parkı içinde deniz seviyesinde 1240 metre yükseklikte bulunuyor. Manastır, konumu, mimarisi, tarihiyle mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Manastırın kuruluşu 4. yüzyılın sonlarında yaşayan Barnabas ve Sophronios isimli iki Atinalı keşişin rüyasına dayandırılır. Bizans, Trabzon Devleti, Osmanlı Devleti dönemlerinde yenilemeler eklemeler yapılmış.

13. Likya Uygarlığı Antik Kentleri (Antalya ve Muğla) 2009

Işık Ülkesi olarak da bilinen Likya günümüzde genel olarak Antalya ve Muğla tarafında Teke yarımadası olarak adlandırdığımız bölgedir. 23 kentin oluşturduğu ve bilinen ilk demokratik birlik olan Likya Türkiye’nin en popüler turistik bölgesi de diyebiliriz. Parlemento binası Patara’da bulunan Likya bir süre sonra farklı uygarlıkların egemenliğine girdiğinde, o ülkelerin eyaletine dönüşür.

Xanthos, Olympos, Patara, Pınara, Tlos, Myra bu birliğin en büyük en fazla oy hakkına sahip kentleri iken bunların dışında Phaselis, Andriake, Theimmusa, Simena, Telmessos, Antiphellos gibi kentlerin de bulunduğu bölgenin keşfi için Dünya’nın en popüler yürüyüş rotalarından olan Likya Yolu’nu denemelisiniz.

14. Perge Arkeolojik Alanı (Antalya) 2009

Antalya Aksu’da bulunan Perge Anadolu’da görebileceğiniz en güzel antik yerleşimlerden biri. Pamfilya bölgesinde bulunan ve Hitit dönemine kadar giden geçmişi bulunan kent en parlak dönemini Roma döneminde yaşıyor. Özellikle kentte bulunan Sütunlu Cadde, tiyatro, 234x34 metre ölçülerinde olan bir stadyum, hamam, agora ve daha birçok kalıntı. Fakat Perge’nin önemini anlamak için bir de Antalya Müzesi’ni ziyaret etmeniz gerekiyor. Heracles Lahidi Perge’ye ait olan lar arasında en meşhuru. Aynı zamanda St. Paul’un da ziyaret ettiği bir kent olmasından dolayı Hristiyablar açısından da oldukça önemli bir entik yerleşim.

15. Sagalassos Arkeolojik Alanı (Burdur) 2009

Burdur’un Ağlasun ilçesinde bulunan ve bir Pisidia kenti olan Sagalassos özellik son yıllarda ortaya çıkarılan eserlerin düzenlenmesi ve reklamının da biraz yapılmasıyla oldukça meşhur olmaya başlayan bir ören yeri oldu ki bunu fazlasıyla hak ediyor. Özellikle Roma Dönemine ait olan yapıların en güzel örneklerinin bir kısmını görebileceğiniz Sagalassos, 1000 yıllık bir seramik üretim merkezi olarak adlandırılıyor. Roma İmparatorları Augustus ve Hadrianus zamanında yoğun bir imar faaliyetinin başladığı kentte en çok dikkatinizi çekecek yapılardan birisi Antoninler Çeşmesi olacak.

16. Eşrefoğlu Camii (Konya) 2011

Beyşehir Gölü kıyısına oldukça yakın olan Eşrefoğlu Camii 1299 yılında Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılır. Türbe, hamam, kervansaray ile bir külliye de diyebileceğimiz yapının en önemli özelliği ahşap işçiliği ve üzerinde bulunan kalem işleridir.

17. St. Pierre Kilisesi (Hatay) 2011

On iki havariden biri olan Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olmasından dolayı Hristiyanlığın ilk kilisesi kabul edilir. İnşa edilmiş bir yapıdan ziyade doğal bi mağaradır. Daha sonradan eklemelerle tam anlamıyla bir kilise oldu denebilir. Daha sonradan eklenmiş bazı mozaikler olmakla beraber çok az bir kısmı günümüze kalmıştır. Aynı zamanda ilk vaazı veren Petrus ilk Papa olarak kabul edilir. Katolikler açısında çok önemli bir dini merkez.

18. Aizanoi Antik Kenti (Kütahya) 2012

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan Aizonai aynı zamanda Dünya’nın ilk borsasının bulunduğu kent. M.Ö. I. yüzyıla uzanan geçmişiyle sadece Roma döneminde değil Hristiyanlık ile de psikoposluk merkezi olarak önemini sürdüren bir şehir. Hadrian Dönmeinde yapılan Zeus Tapınağı daha sonradan kiliseye çevrilir. Tavan fiyatları belirleyen Diocletian yazıtı Macellum denilen et ve balık pazarının içinde bulunuyor. Bu yüzden Dünya’nın ilk borsası olarka kabul edilir.Stadyum, tiyatro, gymnasion, hamam kalıntıları görebileceğiniz diğer önemli kalıntılar.

19. Beçin Ortaçağ Kenti (Muğla) 2012

Muğla’nın Milas ilçesinde yer alan Beçin kenti antik dönemden itibaren birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olmasına rağmen parlak dönemini başkentliğini de yaptığı Menteşeoğulları Beyliği zamanında yaşamıştır. Kente Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden de izler olmakla beraber İç Hisar, hamam, mezarlar, Orhan Gazi Camii, Ahmet Gazi Medresesi, Kara Paşa Medresesi, Yelli Külliye gibi yapılar bulunmaktadır. 17. yüzyılda terkedildikten sonra önemini kaybeden bir Orta Çağ kentidir.

20. Birgi Tarihi Kenti (İzmir) 2012

Ege’nin gizemli köyleri adı altında yapılan turlarda adını çokça duyduğumuz İzmir Ödemiş’te bulunan Birgi Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Aydınoğulları Beyliği’nin başkentidir. Friglere kadar uzanan bir geçmişi olan kentte Aydınoğlu Mehmet Bey’in yaptırdığı Ulu Cami özellikle firuze renkli zikzak figürlerle bezenmiş minaresi, Selçuklu geleneğini yansıtan çini mihrap ve ceviz ağacından kündekari tekniği ile yapılan minberi ile önemli bir eserdir. Bunun dışında Çakır Ağa Konağı, hamamlar, türbeler, medreseler, çeşmeleri ile tarihi bir merkezdir.

21. Gordion (Ankara) 2012

Anadolu’nun önemli uygarlılarından birisi olan Frigler’in başkentidir. M.Ö. 12. Yüzyıldan itibaren Anadolu’ya girmeye başlayan ve M.Ö. 9. yüzyılın sonlarında bir devlet haline gelmeye başlayan Frigler’in kurucusu olan Gordios’un kenti kurduğu söylenir. Tümülüs tipi mezarların en güzel örneklerinden birisini de görebileceğiniz Gordion’daki büyük tümülüs’ün kurucu Gordios ya da mitolojik hikayeleri ile tanınan ve Friglere en parlak dönemini yaşatan Eşek Kulaklı Midas’a ait olduğu söylenir. Tümülüsün yaklaşık 300 metre çapında 80 metre yüksekliğinde olduğunu düşünecek olursak önemli bir krala ait olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Gordion, Ankara – Polatlı’nın Yassıhöyük Köyü’ndedir.

22. Hacı Bektaş Veli Külliyesi (Nevşehir) 2012

Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde bulunan Hacı Bektaş Veli Külliyesi Anadolu inanç turizminin önemli merkezlerinden biridir. Hacı Bektaş Veli 13. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biridir. Horasan Nişabur doğumlu olan Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi’nin öğretileriyle yetişmiş ve Anadolu’da Bektaşilik inancını, geleneğini ortaya çıkarmıştır. Yeniçeriler de Bektaşilik esaslarına göre yetiştirilmiş ve Pir olarakHacı Bektaş Veli’yi kabul etmişlerdir. Külliye daha sonradan yapılmakla beraber avluları, kapıları, çeşmelerine kadar isimleriyle derin anlamlar içeren külliyede Hacı Bektaş Veli ve Balım Sultan’ın türbeleri de bulunuyor.

23. Hekatomnos Anıt Mezarı ve Kutsal Alanı (Muğla) 2012

Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan anıt Antik Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mozole’sinin yapımına vesile olan Mausolus’un babasına aittir. M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen anıt mezarın Mausoleum için de esin kaynağı olduğu söylenir. Üzerindeki frizlerde Hekatomnos, Mausolus’un av sahnesi, Amazonlar, Kentaurlar gibi konuların anlatıldığı frizler vardır.

24. Niğde'nin Tarihi Anıtları (Niğde) 2012

Şehirde özellikle Selçuklulardan kalma eserlerin yanı sıra Ermeni, Rum Kiliselerini de görebilirsiniz. Osmanlı yapıları da olmakla beraber; özellikle Alaaddin Camii, Sungur Bey Camii başta olmak üzere birçok çeşme, medresi ile Selçuklu mimarisini yansıtan örnekleri görebileceğiniz bir kent.

25. Mamure Kalesi (Mersin) 2012

Mersin’in Anamur ilçesinde bulunan Mamure Kalesi’nin yapım yılı tam bilinmese de III. ya da IV. yüzyılda Roma döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Kalede yapılan çalışmalarda Roma dönemine ait mozaiklerin bulunması bunu destekler durumdadır. Roma'dan Bizans'a, Selçuklu'dan Osmanlı'ya el değiştirmiş olan kalede Karamanoğlu Beyliği’nin de izleri görülmektedir. Kale içerisindeki cami Karamanoğlu döneminde yapılmıştır. Mamure ismini de Karamanoğlu buraya hükmettiği zaman almıştır.

26. Odunpazarı Tarihi Kent Merkezi (Eskişehir) 2012

Son yılların parlayan turizm şehirlerinden Eskişehir’in tarihi merkezi Odunpazarı. Sivil Türk mimarisinin örneklerinin yanı sıra, Kurşunlu Külliyesi, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Müzesi, Kurtuluş Müzesi, Atlıhan gibi birçok önemli yapı ve müzenin bulunduğunu da söylemek gerekiyor ki, tarih, kültü, santın iç içe geçmiş halidir Odunpazarı Tarihi Kent Merkezi.

27. Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi (Gaziantep) 2012

Gaziantep’in Islahiye ilçesine 29 kilometre uzaklıktaki Yesemek Köyü’ne gittiğinizde sanki zaman M.Ö. 8. yüzyılda zaman durmuş gibidir. Hititlerden Asurlara kadar bir heykel üretim merkezi ya da tabiri caizse bir sanat okulu işlevinde diyebileceğimiz heykel atölyesi burası. Amanos Dağları’nı simgelediği düşünülen dağ tanrısı, aslanlar, sfenksler, savaş sahneleri; kimileri bitmiş, kimileri ise yarım kalmış. Yani aslından burası için 2800 yıl öncesinden kalmış olan bir sanat okulunun açık hava müzesine dönüşmüş hali diyebiliriz.

28. Zeugma Arkeolojik Alanı (Gaziantep) 2012

Köprü, anlamına gelen Zeugma M.Ö. 3. Yüzyılda Büyük İskender’in komutanlarından Seleukos kurulduğu için Seleukos Euphrates adıyla kuruldu. Roma hakimiyetine girdikten sonra günümüzdeki ismiyle anılır oldu. Zaman içerisinde Kommagene bölgesinin en büyük şehirlerinden biri haline gelen şehirde hamam, gymnasion, nekropol ve çok sayıda villa ortaya çıkarıldı. Birecik Barajı suları altında kalacağı için kazılarla birçok eser müzeye taşındı. Zeugma’nın en meşhur eserleri mozaiklerdir. Zeugma Mozaik Müzesi ile bunların birçoğunu görebilirsiniz.

29. Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri (Manisa) 2013

Sardes, Anadolu’nun batısında ve iç kesimlerde güçlü bir krallık olan Lydia’nın başkentidir.M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren Pers egemenliğine kadar Anadolu’nun en güçlü devleti olan Lydialılar parayı basan uygarlık olarak Dünya ticaret ve ekonomi tarihini değiştirdiler. Aynı zamanda Persler dönminde Susa’dan başlayan Kral Yolu’nun bittiği yer yine Sardes idi. Bu sebeplerden ötürü Sardes her zaman önemli bir şehir olarak varlığını sürdürdü. Kentin en iyi korunmuş yapısı Artemis Tapınağı mutlaka görülmeli. Sinagog, hamam-gymnasion kompleksi, stadyum, tiyatro şehrin ihtişamının en güzel tanıkları.

Marmara (Gyges) Gölü’nün güneyinde ise Bintepeler olarak adlandırılan Lidyalı krallara ve zengin kentlilere ait mezarlar olan tümülüsler bulunuyor.

30. Laodikeia Arkeolojik Alanı (Denizli) 2013

Denizli’ye 6 kilometre mesafede Seleukos kralı II. Antiochos Theos tarafından kurulan şehri, karısı Laodike’nin isminin verildiği söylenir. Hristiyanlığın ilk yıllarında çok daha önemli hale gelen Laodikeia, bölgede yetiştirilen koyun türünün kente önemli bir gelir sağlar. Tekstil üretiminde söz sahibi olan kentte bölgenin en varlıklı yerleşimlerinden biri haline geldi. Tiyatro, nymphaion (anıtsal çeşme), odeion, gymnasion, Roma stadyumu, su kemerleri ve lahitler görecekleriniz arasında.

31. Akdeniz’den Karadeniz’e Kadar Ceneviz Ticaret Yolu’nda Kale ve Sur Yerleşimleri 2013

Cenevizliler Orta Çağ’da deniz kıyısı bölgelerde kilit noktalarda hakimiyet sağlayıp o bölgeleri koloni haline getiren güçlü bir deniz devleti. 15. Yüzyıla kadar da bu koloni faaliyetlerini Akdeniz’de, Ege’de ve Karadeniz’de sürdürmeyi başaran Cenevizlilerin, ele geçirdikleri bölgelerde savunmayı güçlendirebilmek adına inşa ettikleri çoğu günümüze kadar gelebilmiş kaleler ve kalelere yapılan eklemeler bulunuyor ki bunların en bilinenleri ise; Foça Kalesi, Çandarlı Kalesi, Galata Kulesi, Yoros Kalesi, Amasra Kalesi, Akçakoca Kalesi ve günümüzde cezaevi olarak ziyaret edilen Sinop Kalesi’dir.

32. Anadolu Selçuklu Medreseleri (Konya, Kayseri, Sivas, Erzurum, Kırşehir) 2014

Anadolu Selçuklu Devleti döneminde 12. Ve 13. yüzyıllarda Anadolu’da gerçekleştirilen imar faaliyetlerinin en önemlilerinden birisi de medreseler yani dönemin üniversiteleridir. Anadolu’da sadece ticari, idari anlamda değil kültür ve eğitim alanında da imar faaliyetlerinde bulunan Selçuklular; özellikle önemli Selçuklu şehirlerinde olan Konya, Kayseri, Sivas, Erzurum, Kırşehir bu açıdan en zengin olan ve en güzel görkemli örneklere sahip olan illerimizdir. Giderleri vakıflar vasıtasıyla karşılanan dönemin medreseleri ilim – kültür merkezleridir.

UNESCO’nun geçici miras listesine giren medreselerimiz ise Konya’daki İnce Minareli Medrese ve Karatay Medresesi, Sivas’taki Çifte Minareli Medrese, Gök Medrese ve Buruciye Medresesi, Erzurum’daki Yakutiye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese, Kayseri’deki Sahibiye Medresesi ve Çifte Medrese ile Kırşehir’deki Cacabey Medresesi’dir.

33. Anavarza Antik Kenti (Adana) 2014

Kilikya bölgesi’nin Efes’i olarak da bilinen Anavarza M.Ö. I. yüzyıla uzanan bir geçmişe sahip olan kent bir kaya kütlesinin üzerinde bulunan kale aslında. Surların büyük kısmı ayakta olan kentte 3 girişli zafer takı, tiyatro, mozaikler görülmeye değer. Adana’ya 70 kilometre mesafede Kozan’da bulunuyor.

34. Kaunos Antik Kenti (Muğla) 2014

Bir Karia kenti olan Ksunos denince Dalyan’dan küçük motorlu sandallarla İztuzu Plajı’na giderken görülrbilrn Kral Kaya Mezarları akla gelir. Heredot’a göre Girit kökenli oldukları söylense de kurucuların Karlar olduğu da söylenir.Zaman içerisinde Pers istilasına uğramış, Attika-Delos Deniz Birliği’ne katılmış, Büyük İskender’in ardından Roma’nın egemenliğine girmiş olan bir şehir. Ama sivrisineklerle ve onların getirmiş olduğu sıtma hastalığı ile baş edemeyip önemini kaybeden Kaunos’un Kaya Mezarlarının yanı sıra tiyatro, Heraklion yani kutsal alan, surlar ve ve hamam binasıgörebilecekleriniz arasında. Karadan da gidebileceğiniz gibi Dalyan’dan küçük botlara çayın karşısından yürüyüş ile de ulaşabilirsiniz.

35. Korykos Antik Kenti (Mersin) 2014

Akdeniz’in önemli liman kentlerinden olan Korykos, anakara ve 200 metre açığında bir adacık üstünde bulunan kaleden oluşan bölge ya da herkesin daha çok bildiği ismiyle Kız Kalesi dersek daha doğru olur. Georges adlı Kıbrıslı bir prensin kurduğu söylenen kentte, Zeus’a adanan bir kutsal alan, kaleler ve bölgede yayılmış olan kiliseler dikkatinizi çekecek yapılar. 200 metrelik derinlikte olan Cennet ve Cehennem Obruklarını da bölgede görebilirsiniz. Mersin Erdemli’ye yaklaşık 23 kilometre mesafede antik kenti ziyaret edebilirsiniz.

36. Arslantepe Arkeolojik Alanı (Malatya) 2014

Malatya’ya 7 kilometre mesafede Orduzu Beldesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü 250x180 metre boyutlarında ve 30 metre yüksekliğinde olup yaklaşık 7000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Devlet yapısının ortaya çıktığı ilk merkez diyebileceğimiz höyükte yapılan çalışmalar sonrasında saray binası, mühürler, metal eşyalar bulunmuş ayrıca saray binası içerisinde 5500 yıllık duvar resimleri de tespit edildi. Bulunan mühürler devlet yapısının, bürorasinin gelişmiş olduğunun göstergelerinden en önemlisi denebilir.

37. Kültepe - Kanesh Arkeolojik Alanı (Kayseri) 2014

Kayseri’ye 20 kilometre mesafede 21 metre yüklekliğindeki bir höyük ve etrafında aşağı şehir diyebileceğimiz karumdan oluşan Kültepe, Asurlular döneminin önde gelen ticaret merkezlerinden birisidir. 7000 yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünülen yerleşimde özellikle Asurlular döneminden kalan 23.500 yazılı tablet dönemin anlaşmaları, senetleri, siyasi olayları hakkındı önemli bilgeleri bizlere ulaştırıyor.

38. Çanakkale ve Gelibolu 1. Dünya Savaşı Alanları (Çanakkale) 2014

Çanakkale’nin Avrupa yakasında bulunan iki ilçesinden birisi olana Eceabat’ta bulunan ve Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı olarak anılan topraklar aslında Türk Milletinin yedi düvele ‘DUR’ dediği ve bağımsızlık ateşinin, Cumhuriyet adımının atıldığı yerdir. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin savaştığı 9 cepheden biri ve kazandığımız tek cephedir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün daha ilk günden savaşın seyrini değiştirdiği ve sekiz buçuk ay süren kara savaşları boyunca yaptıklarıyla Dünya’ya kendisini Anafartalar Kahramanı olarak tanıttığı yerdir. 3 Kasım 1914 tarihinde Çanakkale Boğazı’nın giriş tabyalarının bombalanmasıyla başlayan, 18 Mart 1915 tarihinde boğazı geçmek için gelen İtilaf Donanmasının geri püskürtülmesiyle devam eden ve 25 Nisan 1915’te çıkarmalar ile başlayan Kara Savaşları’nın 9 Ocak 1916’da İttilaf güçlerinin yarımadayı terketmesiyle son bulan savaşlar silsilesidir Çanakkale Savaşları.

Bugün içerisinde 32 şehitlik ve anıt, 35 yabancı mezarlık ve anıt, 4 kale, 5 tabya, 2 müzeyle beraber tam anlamıyla bir açık hava müzesi olana Savaş Alanalarını her sene milyonlarca Türk vatandaşının yanı sıra; özellikle Avustralya, Yeni Zelanda, Büyük Britanya vatandaşları da ziyaret etmektedir.

39. Eflatun Pınar: Hitit Su Anıtı (Konya) 2014

Konya-Beyşehir’de Dünya’nın ilk imparatorluğu olarak adlandırılan Hititlerin suya olan ihtiyacını ve suya verilen önemi anlamamızı sağlayan önemli bir anıt. Üzerinde hiyeroglif ve Luvice yazıtın olduğu 13x8 metre ölçülerinde bir havuz ve kanallardan oluşup suyun kaynağına inşa edilmiştir.

40. İznik (Bursa) 2014

İznik, şu zamana kadar adını çok duymadımız fakat bundan sonra önemli bir çekim merkezi haline gelmesi için ciddi çalışmların yürütüldüğü, kendisiyle aynı isme sahip İznik Gölü’nün doğu kıyısında bulunan bi kent. Günümüzde küçük bir ilçe olsa da tarih boyunca 3 büyük devlete (Bizans, Anadolu Selçuklu Devleti, OsmanlıDevleti) başkentlik yapmış bir şehir burası. 4 kapısı olan 4970 metrelik surlarının önemli bir kısmı hala ayakta. Erken Osmanlı Dönemsi eserlerinin yanı sıra, Roma, Bizans dönemi eserlerini de sokaklarda gezerken görebilirsiniz. 1600 yıllık Ayasofya’ya sahip olan ve aynı zamanda Hristiyanlığın 7 konsülünden birinci (375) ve yedincisine (787) ev sahipliği yapan İznik, Hristiyanlar için, inanç turizmi için önemli bir merkez olmaya aday. Camilerden hamamlara, türbelere, imarethaneye, roma tiyatrosuna, surlara, kapılara, çini fırınlarına kadar birçok yapıyı birarada görebilirsiniz.

41. Mahmutbey Camii (Kastamonu) 2014

Kastamonu’ya 18 kilometre mesafedeki Kasaba Köyü’nde bulunan Mahmut Bey Camii, Candaroğulları Beyliği Dönemi’nde Emir Mahmut Bey tarafından yaptırılır. Mihrabı dışında tamamen ahşap olan cami çivi vb. malzemeler kullanılmadan kündekari tekniğiyle inşa edilmiş. Tavanından taşıyıcı öğelerine kadar tamamen ahşap olan caminin en eşsiz parçalarından olan kapısının yerine replikası konup aslı Kastamonu merkezde bulunan Etnografya Müzesi’nde sergilenmektedir.

42. Ahi Evran Türbesi (Kırşehir) 2014

Ahilik denilen esnaf teşkilatının kurucusu ve önderi olan Ahi Evran 1171 yılında Hoy şehrinde doğmuş ve 1262 yılında Kırşehir’de vefat etmiştir. Anadolu’da bulunan ve Anadolu’ya gelen esnaf ve sanatkarların korunması, birlik beraberlik içerisinde belirli bir düzen ile yaşamlarını sürdürmeyi amaçlayan kurallar ile esnafın piri olarak tanınmıştır. Günümüzdeki oda ve esnaf teşkilatlarının temelini atmış olan Ahi Evran’ın türbesi ise 1482 yılında yaptırıldı.

43. Vespasianus - Titus Tüneli (Hatay) 2014

Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan ve 875 metre uzunluğu ile Antik Dünya’nın el yapımı en uzun tüneli olarak adlandırılan Vespasianus – Titus Tüneli, bölgedeki Seleuceia Pieria kentinin limanının, sel suları sonrası dolmasını engellemek amacıyla Roma Döneminde 1000 esir çalıştırılarak yaptırılır. M.S. I. yüzyılda Vespasianus inşayı başlatan, Titus ise bitiren kişi olmasından dolayı tünel bu isimle adlandırılır.

44. Zeynel Abidin Camii ve Mor Yakup (St. Jacob) Kilisesi (Mardin) 2014

Nusaybin’de Suriye sınırına 250 metre mesafede iki farklı dine ait yapının neredeyse yan yana olması bölge tarihinin, kültürünün zenginliğinin göstergesi olsa gerek. Bir tarafta 12. yüzyılda yapıldığı düşünülen, Hz. Muhammed’in 13. kuşak soyundan olan Zeynel Abidin ve kardeşi Sitti Zeynep’in türbeleri, cami, medrese yapıları; diğer tarafta ise Nusaybin psikoposu olan Mor Yakup’un 313 yılında inşa ettirdiği ve daha sonradan Mor Yakup Kilisesi adıyla anılan yapı.

45. Akdamar Kilisesi (Van) 2015

915 – 921 tarihleri arasında Ermeni Kral Gagik Ardsruni tarafından, Van Gölü’nün içerisindeki en büyük ikinci adaya inşa edilen kilise özellikle süslemeleriyle ön planda olan bir yapı. Zaman içerisinde birçok ekleme yapılan Ermeni kilisesi olan Akdamar Kilisesi gerçekleştirilen restorasyon sonrasında 2007 yılında müze – kilise olarak ziyarete açıldı. Özellikle dış kısımlarındaki bitkisel geometrik süslemeler, Hz. İsa ve Meryem’in hayatını, günlük hayatı anlatan hayvan şeklindeki taş kabartmalarıyapının en dikkat çekici özelliklerindendir.

46. Aspendos Antik Kenti Tiyatrosu ve Su Kemerleri (Antalya) 2015

Aspendos Antik Kenti dense de bu isim söylendiğinde akla öncelikle Aspendos tiyatrosu gelir. Kentin geçmişinin M.Ö. 12. Yüzyıla kadar dayandığı söylense de, M.S. 2. yüzyılda Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus isimli Romalı iki kardeşin inşa ettirdiği 8000 kişilik tiyatro bölgenin en bilinen yapısı tabi su kemerleriyle beraber. Su kemerleri de tiyatro ile aynı yüzyılda 924 metre uzunluğunda dağdan kente su getirmek için inşa ettirilmiş. Bunların yanı sıra agora, nymphaion, hamam, gymnasion, bouleuterion (meclis) yapılarını görebileceğiniz kenat Antalya Serik’te bulunuyor.

47. Eshab-ı Kehf Külliyesi (İslami-Osmanlı Sosyal Kompleksi) (Kahramanmaraş) 2015

Eshab-ı Kehf ya da ülkemizin birçok noktasında duyduğumuz ismiyle Yedi Uyurlar, Selçuk’ta mı, Tarsus’ta mı, Afşin’de mi bilinmez ama Afşin’deki külliyenin inşa edilmesine vesile olan ve sadece İslamiyet’te değil diğer inanışlarda da kendisine yer bulan bir hikaye. Roma Döneminde İmparator Dakyanus’un dayatmalarından kaçarak kendi inançlarını yaşamak için bir mağaraya sığınan, 309 yıl uyuya kaldıktan sonra uyanan Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş isimli 7 gencin hikayesidir. İlk olarak bu hikaye üzerine Bizans İmparatoru Theodisius bölgeye daha sonra İsa Mescidi olarak bilinecek olan bir kilise yaptırır. 13.,15. Ve 16. yüzyıllarda yapılan eklemelerle Eshab-ı Kehf Külliyesi tamamlanır.

48. Mudurnu Tarihi Ahi Kenti: Ahiliğin Tanıkları (Bolu) 2015

Bolu’nun Mudurnu ilçesi sivil Türk mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz bir kent olması yanı sıra Erken Osmanlı döneminin Anadolu’nun önemli bir ortak değeri olan Ahilik geleneğinin yaşatıldığı bir bölge. Kentin tarihi çarşısında bunun izlerini, etkisini hala görebiliyorsunuz. Tarihi İpek Yolu üzerinde olmasının da etkisiyle zamanla Ahilik kentin bir parçası haline gelmiş durumda. Esnaf Duası, orta parası, birikme geceleri, hacet bayramları, karakucak güreşi önemli Ahilik geleneklerindendir. Kentte Yıldırım Beyazıt Camii, Kanuni Sultan Süleman Camii, Saat Kulesi, Armutçular Konağı, Arasta ve Mudurnu Evleri görecekleriniz arasında. UNESCO taraından geçici miras listesine kabul edilen Mudurnu aynı zamanda bir Cittaslow kentidir.

49. Harşena Dağı ve Pontus Kralları Kaya Mezarları (Amasya) 2015

Amasya’nın tam merkezinden geçen Yeşilırmağın bir tarafı eski yalıboyu evlerinin olduğu diğer taraf ise yeni Amasya diyebileceğimiz merkezin olduğu kısım. Yalıboyu evleri tarafında Harşena Dağı ve eteklerinde bulunan ve Pontus Krallığı döneminden kalan Kral Kaya mezarlarını ziyaret etmek için biraz merdiven çıkmanız gerekiyor. Pontus Krallığı Döneminin kralları için yapılan anıtsal mezarlar, Amasya krallığın başkenti olduğu için burada daha çok görülüyor. Her ne kadar daha sonradan Sinop başkent olsa da orada bu tip mezarlar göremiyoruz.

50. Dağlık Frigya (Eskişehir, Kütahya, Afyon) 2015

M.Ö. 9. yüzyıldan itibaren bir devlet haline gelmeye başlayan, Balkan kökenli Frigler, Gordion’u merkez yaptıktan sonra geniş bir alana yayılmaya başladılar. Özellikle Eskişehir, Kütahya,Afyon üçgeninde Kapadokya’yı andıran volkanik oluşumlar ve Frigler’den kalma mağara ve benzeri yapılar Anadolu’ya bırakılmış öenmli değerlerdir. Kayalar işlenebilir olduğundan yaptıkları anıtlar ve üzerlerindeki bezemeler Frig sanatının en güzel örneklerini oluşturuyor.

51. Stratonikeia Antik Kenti (Muğla) 2015

Muğla – Yatağan’a 7 kilometre mesafede mermerden inşa edilmiş en büyük şehirlerden biri. Eski adıIdrias olsa da Seleukos’un kralı olan Antiokhos eşi Stratonike adına kenti yenileyince isim de Stratonikeia olarak değişmiş. Anadolu’nun neredeyse her köşesinde olduğu gibi Persler, Pergamon Krallığı, Büyük İskender, Roma, Bizans hakimiyetleri ardından Türk egemenliği başlamış. Hippodamik yani ızagara planlı inşa edilen kentte bouleterion, Serapis Tapınağı olabileceği düşünülen anıtsal bir kapı, tiyatro ve nekropolis gezi sırasında görecekleriniz arasında.

52. Uzunköprü (Edirne) 2015

1270 metre uzunluüu ve 174 kemeri ile Dünya’nın en uzun taş köprüsü olan Uzunköprü II. Murat döneminde Mimar Muslihiddin’e 1427 – 1443 yıllarında yaptırılır. Dönemin başkenti Edirne ile iç bölgelerin bağlantısını sağlamak amacıyla Ergene Nehri üzerine yaptırılır. Kilit taşlarının üzerinde çeşitli insan ve hayvan figürleri, geometrik motiflerle bezelidir. Kendisiyle aynı isme sahip Edirne Uzunköprü’dedir.

53. İsmail Fakirullah Türbesi ve Işık Kırılma Mekanizması (Siirt) 2015

Işık Kırılma Mekanizması, Siirt Tillo doğumlu, dönemin önde gelen şahsiyetlerinden birisi İsmail Fakirullah’ın vefatından sonra öğrencisi olan İsmail Hakkı tarafından 18. yüzyılda inşa edilmiş olan 10 metre yüksekliğindeki 8 köşeli kuledir. Hocası vefat edince ‘Hocamın başucunda doğmayan Güneş’i neyleyim?’ diyerek, inşa etmiş olduğu kulenin ucundaki mekanizma ile yılda 2 defa -yani 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde- Güneş’in İsmail Fakirullah’ın türbesinin başucuna düşmesini sağlar. Her sene ekinoks tarihlerinde 5 dakikalık bu ana tanıklık etmek için gündoğumunda toplanırlar.

54. Yıldız Sarayı Kompleksi (İstanbul) 2015

İstanbul Beşitaş’ta yeşillikler içinde olan Yıldız Sarayı Osmanlı Devlet yönetiminin yapıldığı saraylardan biridir. I. Ahmet dönemiyle ilgi görmeye başlayan bu çevre, III. Selim’in annesi Mikrişah Sultan için yaptırdığı köşkten dolayı bu isimle adlandırılır. II. Abdülhamid dönemiyle beraber devletin yönetim merkezi olarak kullanılmaya başlanmış. Balyan ailesi ve İtalyan mimar Raimondo D’Arocco’nun zaman içerisinde yaptıkları eklemelerle Osmanlı son döneminin önemli bir mimari eseri haline gelir. Yıldız Sarayı Kompleksi içerisinde bulunan köşkler, kütüphane, tiyatro, müze,eczane ve atölyelerden oluşur.

55. Bodrum Kalesi (Muğla) 2016

Bodrum merkezde hemen limanın yanı başında yükselen Bodrum Kalesi’nde klasik kale bölümlerinin (zindan,surlar, buçlar vs.) dışında Su Altı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan Bölümü’de var ki içerisinde 3300 yıllık Uluburun Batığı’nı görebilirsiniz. 1406 – 1523 yıllarında St. John Şövalyeleri tarafından yaptırılır ve şövalyelerden kalan en güzel eserdir.

56. Sivrihisar Ulu Camii (Eskişehir) 2016

Emineddin Mikail tarafından1274 yılında yaptırılan cami, Anadolu’da oldukça az olan ahşap cami örneklerinden birisir. 67 ahşap direğin taşıdığı camide bazı direkler geometrik, bitkisel motiflerle süslenmiş ve Bizans başlıklarıyla yapılmıştır.

57. Hacı Bayram Camii ve Çevresindeki Tarihi Alanlar (Ankara) 2016

1352 – 1429 tarihleri arasında Anakar’da yaşamış zamanının önde gelen mutasavvıf, şair ve Bayrami tarikatının kurucusudur. 1428 yılında Hacı Bayram Camii, 1429 yılında ise türbe Romalılardan kalan Augustus Tapınağı’nın yanına inşa edilmiş. Aralarında yaklaşık 1450 sene olan iki ibadethane yan yana ziyaretçilerini bekliyor.

58. Sultan II. Beyazıd Han Külliyesi (Edirne) 2016

1484-1488 yılların dönemin Osmanlı başkenti Edirne’de inşa edilen Sultan II. Beyazıd Han Külliyesi, cami, hamam, imaret, medrese, darüşşifa, mutfak ve depo bölümlerinden oluşur. Fakat bunların arasında en meşhur olanı darüşşifadır. Musiki ve su sesi yöntemleriyle de tedavilerin uygulandığı darüşşifa, Osmanlı’nın tıp alanında Avrupa’dan ileri teknikleri sahip olduğunun da göstergesi.

59. Nuruosmaniye Külliyesi (İstanbul) 2016

Klasik Osmanlı yapılarından farklı, barok tarzı Avrupa mimari tarzıyla inşa edilen külliye cami, medrese, türbe, imarethane, hünkar kasrı ve çeşmeden oluşuyor. İstanbul Fatih’te Kapalı Çarşı girişine inşa edilmiş. İnşasını I. Mahmut döneminde başlanmış fakat III. Osman döneminde bitirildiği için Nur-u Osmani adıyla adlandırılmıştır. Barok görünümünün yanı sıra minarelerdeki taş külahlar, eşsiz hat eserleriyle 174 pencere ile cami, külliyenin en dikkat çeken yapısıdır.

60. Malabadi Köprüsü (Diyarbakır) 2016

1147 yılında Artukoğulları Döneminde Timurtaş oğlu Necmettin-i İlgazi tarafından yaptırılan Malabadi Köprüsü 1000 yaşına merdiven dayamış durumda. Yaklaşık 40 metrelik açıklığındaki kemeriyle nadir eserlerden birisi olan Malabadi Köprüsü’nde tuvalet, dinlenmek için odalar bulunuyor. İnsan, aslan ve güneş figürlü kabartmaları görmeye değer. Diyarbakır Silvan’da Batman il sınırında adeta yıllara meydan okuyor.

61. Tuşpa/Van Kalesi, Van Tarihi Kenti ve Höyüğü(Van) 2016

M.Ö. 9. Yüzyıldan itibaren yakalşık 250 yıl Urartuların başkentliğini yapan Tuşpa Van Kalesi 100 metre yüksekliğindeki bir kayalığın üzereine inşa edilmiştir. Kuzeyinde yaklaşık 5000 yıllık yerleşim kültürünün bulunduğu höyük ve güneyinde ise 13. yüzyıldan 1915 Rus işgaline kadar yerleşimindevam ettiği Eski Van bulunmaktadır. Eski Van yerleşiminde Van Ulu camii, Kızıl Minare Camii, Horhor Camii, şapel ve kiliseleri göreceklerinizden birkaçı.

62. Kibyra Antik Kenti (Burdur) 2016

Adını çok duymadığımız fakat artık sıkça adını duyacağımız antik kentlerden birisi 2300 yıllık Kibyra. Gladyatör şehri, sanayi şehri de diyebiliriz Kibyra’ya. Roma ile eşit şartlarda anlaşma yapabilen güçlü bir şehir devleti. 10000 kişilik stadyumu, 9000 kişilik tiyatroyu olan, su sistemine sahip modern bir şehir. Burdur’a 110 kilometre mesafede Gölhisar’da mutlaka görmeniz gereken bir kent.

63. Yivli Minare Camii (Antalya) 2016

Anadolu Selçukluları döneminde en önemli merkezlerden birisi haline gelen Antalya Kaleiçi’nde 1230 yılında I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa ettirilen bu cami minaresindeki yivli minaresinden dolayı bu isimle anılır. Anadolu’da bu tip örneği az olsa da en dikkat çekeni kuşkusuz Yivli Minare Camii’dir. Çok kubbeli ana mekanı ile de türünün en eski örneklerindendir.

64. Assos Arkeolojik Alanı (Çanakkale) 2017

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine 17 kilometre mesafede bulunan şimdiki ismiyle Behramkale Köyü’ndedir. Yaklaşık M.Ö. 2000’lerden itibaren kurulmaya başlanan yerleşim Midilli Adası manzarasına sahip. Ünlü filozof Aristoteles’in M.Ö. 347-345 yılları arasında yaşadığı ve aynı zamanda Felsefe Okulu kurup dersler verdiği bu şehir, M.S.57 yılında Aziz Paul’un ziyaretiyle Hristiyanlar için de önemli bir merkez haline geldi.Bhramkale Köyü’nün içinden yapacağınız yokuş yukarı bir yürüyüşle şehrin Akropolünü ziyaret edip Apollon Tapınağı’nın kalıntılarını görebilirsiniz. Liman bölgesinegiderken iken şehrin surlarını, nekropolisi, stoasını, tiyatrosunu da ziyaret edebilirsiniz.

65. Ayvalık Endüstriyel Peyzajı (Balıkesir) 2017

22 adası ile Ayvalık, binlerce yıldır barındırdığı zeytin ağaçları ile Anadolu’nun en önemli zeytin ve ürünlerinin üretim merkezlerinden birisidir. Zeytin ve Ayvalık o kadar içiçe geçmiş ki, kentte gezerken etrafta eski zeytinyağı fabrikalarını, depoları, mağazaları, sabunhaneleri evlerle bir bütün halinde görebiliyorsunuz. Zeytinin bir kenti nasıl şekillendirdiğini ve zeytine dayalı endüstrinin kent peyzajına etkisi çok belirgin.

66. İvriz Kültürel Peyzajı (Konya) 2017

Konya İline 170 kilometre uzaklıkta Halkapınar’da, yılın belirli dönemlerin suyun kaynağından çıkması ile Hititler tarafından oluşturulmuş bir kutsal alandır. Hititlerden kalan iki kaya kabartması, sunak ve Bizans Dönemine ait bir manastır etraftaki mağara ve yaylalarla kültürel bir peyzaj oluşturuyor. Aynı zamanda bu yapılar Hititler tarafından sınır taşı olarak da kullanılmıştır.

67. Priene Arkeolojik Alanı (Aydın) 2018

İyonya’nın 12 kentinden birisi olan Priene’deki M.Ö. 7. yüzyıla dayanmaktadır. İyonya bölgesinin dini ve siyasi merkezi sayılan Panonia Priene’de bulunuyor.Miletoslu olan mimar Hippodamus tarafından şehir ızgara planlı yani birbirini dik kesen sokaklar halinde inşa edilmiş ve bun plan tipinin en güzel örneği bu kenttedir. Akropol, Demeter Tapınağı, Athena Tapınağı, tiyatro, stoa, bouleuterion, agora, gymnasion, Mısır tanrıları için inşa edilmiş bir sunak başta olmak üzere Pompei’yi andıran ev örnekleri görebileceğiniz bu kent Aydın’ın Söke ilçesine 15 kilometre mesafede Güllübahçe’de bulunuyor.

68. Gaziantep Yeraltı Suyu Yapıları: Livas ve Kasteller (Gaziantep) 2018

5. yüzyıla kadar yerleşim geçmişi uzanan Gaziantep su kaynakları açısında zengin ya da yeterli kaynaklara sahip değildi. Bu yüzden suyun dışarıdan kanallae vasıtası ile getirilmesi gerekiyordu. Yer üzerinden tapılacak kanallar hava sıcaklığından dolayı suyun buharlaşmasına sebep olup verimi düşüreceğinden, kazılabilir bir zemin üzerinde olan şehrin altından kanallarla şu taşınmasına karar verildi. Livas yer altından su taşımak amacıyla açılan kanallara; kastel ise taşınan suyun toplandığı yerlere yerel ağızda verilen isimdir. Kastel yapıları cami, havuz, tuvalet ve duştur. Günümüze kadar ulaşan tespit edilmiş olanlar ise Pişirici (Beşinci) Kasteli, İhsan Bey (Esenbek) Kasteli, Şeyh Fethullah Kasteli, Kozluca Kasteli, Ahmet Çelebi Kasteli ve İmam Gazali Kasteli’dir.

69. Erken Dönem Anadolu Türk Mirası: Danişmend Beyliği Başkenti Niksar (Tokat) 2018

5000 yıllık geçmişi olan Niksar tarih boyunca birçok uygarlığın egemenliğine girmiş, 11. yüzyılda Danişmend Beyliği’nin kurucusu Melik Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi tarafından fethedildikten sonra önce Selçuklu sonra beyliğin egemenliğine girmiştir. Bilim adamları ve din adamlarını beyliğinde en iyi şartlarda ağırlayan Danişmendliler, bu sebeple başkent Niksar’ın bir ilim, kültür merkezi olmasını da sağladırşar. Niksar Kalesi, Ulu Cami, Yağıbasan Medresesi Niksar’a değer katan en önemli varlıklar.

70. Justinianus Köprüsü (Sakarya) 2018

Günümüzdeki adıyla daha çok Beşköprü olarak bilinen Justinianus Köprüsü M.S. 558- 560 yıllarında köprüye de ismini veren Bizans İmparatoru Justinianus tarafından yaptırıldı. 365 metre uzunluğunda ve yaklaşık 10 metre genişliğinde olan 12 kemerli köprü Erken Dönem Bizans mimarisinin en görkemli örneklerindendir.

71. Sarıkaya Roma Hamamı (Yozgat) 2018

Asıl ismiyle Basilica Therma olan bu açık hava kaplıcası günümüzde içinde bulunduğu ilçenin adıyla anılıyor. M.S. 2. yüzyılda termal suyun tam kaynağına inşa edilen bu hamam günümüzde de hala kullanılmaya devam ediliyor. Gnümüzde sadece 2 katlı 10 gözlü duvarı ayakta kalan bu hamamın, Hristiyanlıkla beraber yine yoğun bir şekilde vaftiz amaçlı kullanıldığı da düşünülüyor.

72. Harput Tarihi Kenti (Elazığ) 2018

Doğu Anadolu’nun eski yerleşimlerinden ve eski Elazığ diyebileceğimiz bir kent Harput. Urartular’dan başlayan tarihi kalıntılarının yanı sıra yemekleriyle, yöreye özgü çalgılarıyla ve özellikle kültürüyle görülmesi gereken bir değerdir. Artuklu, Osmanlı camileri, Urartu Süt Kalesi, Arap Baba Türbesi, Meryem Ana Kilisesi sadece görmeniz gerekenlerin birkaçı.

73. Anadolu'daki Ahşap Çatılı ve Ahşap Taşıyıcılı Camiiler (Konya-Eşrefoğlu Camii, Kastamonu-Mahmut Bey Camii, Eskişehir-Sivrihisar Camii, Afyon-Afyon Ulu Camii, Ankara-Arslanhane Camii) 2018

Türk Dünyası’nın Orta Asya’daki uslubunu anımsatan ahşap tavanlı ve ahşap destekli camiler sade görünüme sahip olmakla birlikte, kalem işi denen süslemeler ve motiflerle iç mekanda belli başlı bölümlerde hareketliliğe sahiptir. 12. Ve 13. yüzyıla yani Selçuklu Dönemine tarihlenen bu yapıların en dikkat çekenleri Konya-Beyşehir’de bulunan Eşrefoğlu Camii, Kastamonu Kasaba Köyü’nde Mahmut Bey Camii, Eskişehir Sivrihisar’da Sivrihisar Camii, Afyon’da Afyon Ulu Camii ve Ankara Arslanhane Camii’dir.

74. Beypazarı Tarihi Kenti (Ankara) 2020

Konumu itibariyle başkent Ankara'nın sınırlarında bulunan Beypazarı ilçesi, bugün Türkiye'de en çok turist çeken ilçelerin başında geliyor. Geçmişten bugüne uzanan serüveninde bu kadim Anadolu kasabası, nice tüccarların uğrak yolu olmuş, hanlarında kervan sahiplerini ağırlamış. Birçok medeniyeti kucaklamış, ününe ün katmış ama hiç şımarmamış. Kendi özgün kültürünü ve otantik yapısını bozmadan iki binli yıllara adım atmış. İlk ismi "Lagania" olan ilçe, Hitit'den Galata, Roma'dan Bizans’a, Selçuklu'dan Osmanlı'ya tüm misafirperverliği ile kucak açmış asırlar boyunca. Bizans dönemiyle ise "Anastasiopolis" adını almış. Aynı zamanda Osmanlı döneminde Tımarlı Sipahi merkezi olmuştur Beypazarı. Tımar sahibi olan süvari askerlerin merkezi konumunda olan ilçe, ticaretin ve ekonominin  yoğunluğundan dolayı da "Beğ Bazarı" adını almıştır. Zamanla Beypazarı olarak dillere yerleşmiştir.

75. İzmir Tarihi Liman Kenti (İzmir) 2020

Günümüzde de ülkemizin en önemli limanı, körfezi diyebileceğimiz İzmir’in Kemeraltı, Basmane ve Kadifekale bölgelerini içine alan bölge Tarihi Liman Kenti olarak Unesco Geçici Miras Listesi’ne alındı. M.Ö. 4. yüzyılın sonlarından itibaren kurulan bölgede Smyrna, Hellenistik Dönem, Roma, Bizans, Beylikler (Çaka Bey), Ceneviz ve Osmanlı izlerini görebilirsiniz. Tarihi İpek Yolunun Dünyaya açıldığı noktalardan biridir. Küçük Asya yani Anadolu İzmir’in hinterlandıdır ki bu sebeple binlerce yıldır önemini korumakla kalmamış gelişerek, büyüyerek günümüze kadar gelmiştir. 19. yüzyıldan itibaren Gayrimüslim mahallelerinin bulunduğu ve bu topluluklara ait dini yapıların bulunduğu bir bölge haline geldi.

76. Karatepe – Arslantaş Arkeolojik Alanı (Osmaniye) 2020

Son Hitit şehri olarak da adlandırılan Karatepe – Arslantaş Arkeolojik Alanı Osmaniye Kadirli’de bulunuyor. 1958 yılında milli park ilan edilen bölge Aslantaş Baraj Gölü’nün kıyısında ormanlarla çevrili bir alan içerisinde bulunuyor. M.Ö. 8. yüzyılda kendisini bölgenin hükümdarı ilan eden Asativata tarafından bir sınır karakolu olark inşa edilen kale, günümüzde bir açık hava müzesi olarak kullanılıyor. Anıtsal surları, bu surlarda bulunan şehre özge iki kapısı, yazıtları ve daha fazlası ülkemizin ilk açık hava müzesinde sizi bekliyor.

77. Koramaz Vadisi (Kayseri) 2020

Kayseri’de bulunan ve 12 m uzunluğunda bir deprem kırığı olan Koramaz Vadisi, Kapadokya Bölgesi’nin oluşum özelliklerine sahip olan binlerce yıllık bir yaşam mahali. Erciyes ve çevresindeki diğer volkanik dağların patlaması sonucu oluşmuş ve yine bölgenin meşhur vadilerinden Ihlara Vadisi’ne benzer. Roma ve Erken Hristiyanlık Dönemi çekişmelerinden günümüze kalan birçok kilise, güvercinlikler, yer altı savunma noktaları, gözlem noktaları, tümülüsler, taş evler, çeşme ve değirmenler yakın tarihe kadar buranın aktif olarak kullanıldığını gösteriyor. Vadide 7 farklı yerleşimde 42 kilise tespit edildi. En dikkat çekici olanlardan birisi de vadide Columnarium olarak adlandırılan yapılar. Elit olmayan Romalı vatandaşların küllerinin sermik kaplara konduktan sonra saklandığı mezar odaları diyebiliriz ki bunlardan vadide 21 tane bulundu.

78. Zerzevan Kalesi – Mitraeum (Diyarbakır) 2020

Antik dönemde Kraliyet Yolu olarak adlandırılan ve Dara – Mardin, Edessa – Şanlıurfa, Nisibis – Nusaybin, Amida – Diyarbakır arasında stratejik bir noktada yer alan askeri bir kaledir. İlk olarak Asur Döneminde M.Ö. 9. -7. yüzyıllarda böyle bir kalenin varlığından bahsedilmiştir. Roma’nın doğu sınırındaki önemli bir kale olan ve sınır garnizonuolarak kullanılan Zerzevan Kalesi özellikle Roma – Sasani savaşların kilit bir rol oynamıştır.

Kalenin içerisinde kayaya oyulmuş Mitra inancına ait Mitraeum olarak adlandırılan bir dini merkez de bulunuyor. Bölgenin 639 yılında İslam Devleti tarafından fethedilmesine kadar kullanıldığı sonrasında ise önemi kaybettiği düşünülüyor. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde geniş bir alana yayılmış kalıntılarla ziyaretçilerini bekliyor.

Karma (Doğal ve Kültürel) Miraslar

79. Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı (Antalya) 2000

Antalya’nın Korkuteli ilçesinde, Antalya’ya yaklaşık 30 km mesafede 1970 yılında milli park ilan edilen Güllük Dağı’nda, 1050 metre yükseklikte yer alan Termessos kenti Pamphilia olarak adlandırılan bölgenin kentlerinden biri. Diğer antik yerleşimlerde çok fazla göremediğimiz bir orman dokusunun içerisine kurulmuş olan kente ulaşım o kadar zor ki M.Ö. 334 yılında Anadolu’daki seferine başlayan Büyük İskender bile Termessos’u es geçmek zorunda kalır. Kentte Hellenistik, Bergama ve Roma döneminden agora, Bergama Kralı II. Attalos tarafından inşa ettirilen stoa,4200 kişilik Hellenistik bir tiyatro, bouleuterion, tapınaklar, sarnıçlar, ev kalıntıları ve kayalara oyulmuş mezarlar görecekleriniz arasında.

80. Kekova (Antalya) 2000

18 Haziran 1990’dan beri doğal sit alanı olan Kekova, Akdeniz’de bulunan en büyük adamızdır. Adalarda İtalya işgali olduğu için ancak 1932 yılında anlaşma sonrası Türkiye’ye bırakılan Kekova, Antalya’nın Üçağız ve Kaleköy yerleşimlerinin hemen karşısında kıyıya paralel uzunca bir ada. Askeri ve ticari anlamda önemli bir merkez olan yaklaşık 2500 yıllık bi antik şehri de içinde barındırıyor. Fakat M.S. 2. yüzyılda gerçekleşen deprem sonucu şehrin bir kısmı sular altına batar. Bir tekne gezisiyle batık kentin liman, kilise, hamam gibi yapılarını ve su altındaki amphoraları görmenizi ve denizin tadını çıkarmanızı da tavsiye ederiz.

Doğal Miras

81. Tuz Gölü Özel Doğa Koruma Alanı (Ankara-Konya-Aksaray) 2013

Kış mevsiminde ülkenin en büyük ikinci,yazın ise suları çekildiği için en büyük üçüncü gölü olan Tuz Gölü, ülke tuz ihtiyacının yarıdan fazlasını karşılamasının yanı sıra kendine özgü bir doğal yaşama da ev sahipliği yapıyor. Özellikle yazın sular çekildiğinde yüzeyinde iyice beliren tuz tabakası ziyaretçilere görsel bir şölen sunuyor.

82. Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti (Samsun) 2016

Türkiye’de doğup Türkiye topraklarından denize dökülen 1355 kilometre uzunluğu ile en uzun nehir olan Kızılırmak’ın denize döküldüğü Bafra’da bulunan delta ovası kuş populasyonu açısında önemli merkezlerdendir. 350’ye yakın farklı kuş türünün tespit edildiği delta yılkı atları ve mandaların da doğal ortamlarında yaşadığı bir bölge.

83. Ballıca Mağarası Tabiat Parkı (Tokat) 2019

1085 metre rakımda yer alan Ballıca Mağarası yaklaşık 3,4 milyon yaşında olmasının yanı sıra soğan tipi sarkıtlarıyla birçok oluşum özelliğinin birarada barındıran bir mağara. İçerisinde yürüyüş parkuru da olan Ballıca Mağarası 680 metre uzunluğunda ve 8 salondan olşuyor. Özellikle içerisindeki temiz hava, sıcaklık ve nem oranı açısından KOAH ve astım hastalarının şifa aradığı bir mekan olma özelliğine sahip.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.