Türkiye'de Mutlaka Gezmeniz Görmeniz Gereken 20 Yer

İlker Özcan | 2020-06-12

Türkiye'nin mutlaka gezilmeli, görülmeli, denen birçok yeri var ama bunların arasında adeta bir marka haline gelmiş 20 kıymetli değerimizi sıraladık.

Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya ve bundan kaynaklanan doğal, tarihi ve kültürel güzellikler saymakla, anlatmakla bitmez elbette. Fakat yine de bu kadar çok değerimizin arasında ismi geçtiğinde “Mutlaka gezilmeli, görülmeli!” denen bir çok varlığımız var. Bu biraz da seyahatseverlerin tercihleriyle de alakalı bir durum.

Kimisi antik şehirlere meraklı iken, kimisi daha çok doğal oluşumlara meraklı olabilir ya da kimileri şehirlerin tarihi merkezlerinde dolaşmayı severken, kimileri de fırsat bulduğunda eşsiz güzellikleri olan plajlar da ya da yemyeşil yaylalarda zaman geçirmek isteyebilir.

Mutlaka yurt dışı seyahatlere de gidilmek istenir, hayaller kurulur ama bundan önce Türkiye'de mutlaka görmeniz gereken tarihi, doğal varlıklarımız var. Bu kadar kıymetli eşsiz güzelliklere sahip varlıklarımız arasında Türkiye dendiğinde ilk akla gelenlerini ve ülkemizin adeta bir markası olmuş 20 varlığını hazırladık.

1. Anıtkabir – Ankara

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir, Ankara Anıttepe’de (Rasattepe) bulunuyor. Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938 yılında vefat ettikten sonra geçici olarak Etnografya Müzesi’ne defnedilir. Daha sonra yapılan yer tespit çalışmaları sonucu seçilen yer ise bir Frig Tümülüsü olan Rasattepe’dir. Yapılan çalışmaların ardından 1944 yılında başlayan inşa çalışmaları 9 sene sonra sona erer ve 10 Kasım 1953’te Mustafa Kemal Atatürk Etnografya Müzesi’nden alınarak, Anıtkabir’e defnedilir.

2. Göreme Açık Hava Müzesi – Nevşehir

Ülkemizin en meşhur noktalarından birisi de Kapadokya bölgesi. Doğal oluşumlarıyla yerli yabancı turistleri büyüleyen ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Hristiyanlık tarihi açısından da en önemli yerlerden birisi olan Kapadokya’nın en çok ziyaret edilen yerlerinin başında Göreme Açık Hava Müzesi gelir. 1985 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Göreme Açık Hava Müzesi manastır hayatının unsurları, kaya oyma kiliseleri ve bu kiliselerde duvarlara işlenmiş freskleriyle görülmesi gereken yerler listenizde ilk sıralarda olmayı hak ediyor.

3. Sümela Manastırı – Trabzon

Sümela Manastırı ya da Meryem Ana Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesinde Altındere Vadisi Milli Parkı’nda Karadağ’da 1240 metre yükseklikte bulunuyor. Kuruluş’u Atinalı iki keşiş olan Barnabas ve Sophronios’un rüya efsanesiyle başlayan manastır, en önemli yıllarını bölge Trabzon Devleti (1204 - 1261) hakimiyetinde iken geçirmiştir. Muhafız odaları, keşiş odaları, ayazma, mutfak, zindan bölümlerinin yanı sıra ana kayaya oyulmuş kilise üzerinde bulunan film şeridi gibi sıralanmış freskleri mutlaka görülmeli. 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır.

4. Nemrut Dağı – Adıyaman

Adıyaman’da bulunan Nemrut Dağı ya da tanrıların tahtı da diyebiliriz belki. Kommagene Krallı I. Antiochos’un tanrılara minnettarlığını göstermesinin yanı sıra kendisini de tanrısallaştırmak yerdir Nemrut Dağı. Kesin olmamakla beraber kendisininde burada gömülü olduğu söylenir. Zirveye çıktığınızda kendinizi tanrıların, yerin ve göğün en güçlü canlıları arasında bulacaksınız. Aynı zamanda gün doğumu ve gün batımının en güzel izlenebileceği yerlerden birisidir Nemrut Dağı. 1987 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabul edilmiştir.

 

5. Efes Antik Kenti – İzmir

Antik şehir dendiğinde ya da antik şehir meraklıları için ilk akla gelen yer her zaman "Mermer Kent" Efes olmuştur. Bunun sebeplerinden birisi tarihi tabi ki ama hala ayakta olan ve restore edilmiş yapıların sayısının fazlalığı asıl sebep diyebiliriz belki de.

Antik İyonya’nın en önemli kentlerinden birisi ve Hellenistik Dönemin ve Roma Dönemi'nde Asya Eyaleti'nin başkenti olan Efes Dünya'nın en büyük tiyatrosuna sahip. Ayrıca antik çağın en büyük üçüncü kütüphanesi olan Celcius Kütüphanesi’nin restore edilmiş ön duvarını da göreceksiniz ki bu Efes’in tanıtım yüzüdür. Gymnasion, Stadyum, Agora, Bouleterion, Tiyatro, Kutsal Rampa, Hadrian Tapınağı, Trajan Çeşmesi, Latrine, Aşk Evi, Yamaç evler... Civarında ise Meryem Ana Kilisesi, St. John Kilisesi ve antik dönemin yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı'nın maalesef bir sütunu... 2015 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ndedir.

6. Ölüdeniz – Muğla

Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan ülkemizin en öneli tanıtım yüzlerinden birisidir. Asıl meşhur olan yeri yani Ölüdeniz lagünün bulunduğu yerdir ve günümüzde özel çevre koruma bölgesi olup doğal sit alanıdır. Lagünün olduğu yer biraz daha sığ, iken hemen yan tarafında bulunan Belcekız Plajı ise tam aksine biraz daha dalgalıdır ve kısa mesafede derinleşir. Aynı zamanda yakınında bulunan Babadağ’dan paragliding yapma şansınız da var. Kartpostal gibi bir manzaraya şahitlik etmek istiyorsanız, Belcekız Plajı’nın arkasında bu işi yapan bir çok firma bulunuyor.

7. Aspendos Tiyatrosu – Antalya

Antalya’nın Serik ilçesinde bulunan Aspendos aslında bi antik kent fakat Roma planında yapılmış olan yaklaşık 16000 kişilik tiyatrosu ilk günkü gibi hala ayakta. Kent yaklaşık 3000 yıllık iken tiyatro M.S. 164 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Tiyatrosunun yanı sıra su kemerleri de hala ayakta olan şehrin tiyatrosu günümüzde çeşitli etkinliklerde kullanılıyor. Asil listeden önceki son durak olan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne 2015 yılında kabul edildi.

8. Pamukkale Travertenler ve Hierapolis – Denizli

Bir tarafta ülkemizin göz bebeği, adı gibi bembeyaz travertenlerden oluşan Pamukkale, diğer tarafta ise Pamukkale’nin travertenlerinin biraz gölgesinde kalan ve Anadolu’nun en iyi korunmuş nekropoluna sahip döneminin en görkemli şehirlerinden Hierapolis Antik Kenti. İkisinin arasında bulunan Kleopatra Havuzu ya da Antik Havuz da bu ziyaretinizin bonusu olacak. 1988 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındı.

9. Zeugma Mozaik Müzesi – Gaziantep

Dünya’nın en büyük mozaik müzelerinden birisidir. İkinci diye üzülmeyin birincisi de Hatay Mozaik Müzesi. Zeugma o dönemdeki antik kentin adı aynı zamanda. Müzede bir çok mozaik eser sergileniyor ki bunların arasında en ünlüsü Çingene Kız mozaiğidir. Zeugma’nın ve müzenin simgesidir. Müzede yaklaşık 2500 metrekarelik mozaiğin yanı sıra tunç Mars Heykeli en dikkat çekenlerden birisidir.

10. Ayasofya Müzesi – İstanbul

Ülkemizde ve Balkan coğrafyasında bir çok yerde Ayasofya vardır. Fakat bunların arasında kuşkusuz en ihtişamlısı görkemlisi İstanbul’da bulunan Ayasofya’dır. İlk olarak 360 yılında yaptırılmış ve ardından bir çok badire atlatmış. Aradan 1700 sene geçmiş ama hala bütün ihtişamı, görkemiyle ziyaretçilerini bekliyor. 1453 yılında fetihle beraber cami olarak kullanılmış ve 1935 yılından itibaren müze olarak kullanılıyor.

11. Selimiye Camii ve Külliyesi – Edirne

Koca Mimar Sinan Ağa’nın ustalık eserim dediği Selimiye Camii, Osmanlı’nın ikinci başkenti olan Edirne’nin merkezinde bulunuyor. 2011 yılında UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne eklenen II. Selim tarafından inşa ettirilen Selimiye Külliyesi caminin yanı sıra, medreseler, kütüphane, muvakkithane ve arastadan oluşuyor.

12. Safranbolu – Karabük

Sivil Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birisi diyebileceğimiz Safranbolu , özellikle Uzakdoğudan gelen turistlerin uğrak noktalarından biri. Evlerinin inşasındaki zerafeti, içerisindeki süslemelerle ve bozulmamış dokusuyla hala yaşayan bir tarih Safranbolu. Safran ve lokumu ile de meşhur olan kent sizi 200 yıl öncesine götürecek. 1994 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alarak yaşayan tarih dediğimiz Safranbolu’yu taçlandırdı.

13. Anadolu Medeniyetler Müzesi – Ankara

Sadece ülkemizin değil aynı zamanda Dünya’nın en önemli müzelerinden birisi olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, binlerce yıllık Anadolu tarihine ışık tutuyor. İlk olarak Akkale Burcu, Roma Hamamı kullanılsa da, yeterli gelmeyince Mahmutpaşa Bedesteni ve Kurşunlu Han restore edilmeye başlanır. 1938’de başlayan restorasyon 1968’de biter. Paleolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı , Asurlar, Hititler, Frigler, Urartular gibi önemli uygarlıkların eserlerini görebileceğiniz müze, 1997 yılında Avrupa Müze Forumu tarafından Avrupa Yılın Müzesi ödülünü almaya hak kazandı.

14. Troya Antik Kenti – Çanakkale

Hepimizin bir at hikayesiyle tanıdığı, bildiği fakat bir hikayeden çok daha fazlasını içinde barındıran bir kent Troya. 5300 yıllık bir şehir ve yaşadığı süre içerisinde yaşadığı yıkımlar, savaşlar... Fakat hep küllerinden yeniden doğmayı bilen bir kent. M.Ö. 1200’lerde yaşandığı düşünülen Troya Savaşı ve dönemin kahramanlarını savaş alanında buluşturan bir kent. Ziyaret etmeden önce savşatan yaklaşık 450 yıl sonra Homeros tarafından yazılan İlyada’ya ve yine bir süre sonra kaleme alınan Odysseia'ya bir göz atın deriz.

 

15. Dalyan – Muğla

Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı bir mahalle olan Dalyan’ı bu kadar özel kılan unsur tabiki Köyceğiz Gölünden sazlıklar arasından süzüle süzüle gelen ve İztuzu Plajı’nın yanında denizle kavuşan su yolu. Pancar motorlu teknelerle yapacağınız 40 dakikalık yolculuk ile yine Dünya’nın en meşhur ve güzel plajlarından birisiolan İztuzu’na varabilirsiniz. Aynı zamanda bu bölge Caretta Caretta kaplumbağalarının yaşam ve yumurtlama alanı.

Şanslıysanız sazlıklar arasında yolculuk yaparken bir caretta caretta da size eşlik edebilir. Çamur banyosu ise özellikle yabancı turistlerin vazgeçilmezlerinden ama tabi sazlıklar arasından giderken Kral Kaya Mezarlarını göreceksiniz ki bunlar hemen kayaların hemen arkasında bulunan Kaunos kentine aittir. Tarih, doğa, şifa hepsi burada, bir arada.

16. Göbeklitepe – Şanlıurfa

Keşfedildiği anda tarihin sıfır noktası olarak adalnadırlmaya başlanan Göbeklitepe, Dünya’nın en eski tapınağı olarak da adlandırılıyor. İnsanların avcı toplayıcı olduğu bir dönemde inşa edilen böylesine görkemli bir yapı bakalım ilerleyen yıllarda daha neler getirecek. ‘018’ UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ne almasının yanı sıra 2019 yılı da ülkemizde Göbeklitepe Yılı ilan edildi ve farkındalık sağlanmış oldu. Yeni yerlerden önce tarihin sıfır noktasını mutlaka görmek gerek.

17. Karadeniz Yayları

Karadeniz denince herkesin aklına gelen ilk yerler genelde yaylalar olur. Şehir hayatından, betondan bunalan insanların en çok aradığı renktir yeşil. Yeşilin en güzeli Karadeniz Bölgesi’nde yaylalarda. Günden güne doğallığını, yeşilini kaybetmeye başlamış olsa da hala yeşil diyebiliriz. Yaylaların şahı olarak adlandırılan Giresun Kümbet Yaylası, Rize Pokut Yaylası, Sal Yaylası, Artvin Kafkasor Yaylası ve daha niceleri... Zaman kaybetmeyin. Yaylalar için vaktiniz her gün biraz daha kısalıyor.

18. Akdamar Kilisesi

915 – 921 tarihleri arasında Ermeni Kral Gagik Ardsruni tarafından, Van Gölü’nün içerisindeki en büyük ikinci adaya inşa edilen kilise özellikle süslemeleriyle ön planda olan bir yapı. Zaman içerisinde birçok ekleme yapılan Ermeni kilisesi olan Akdamar Kilisesi gerçekleştirilen restorasyon sonrasında 2007 yılında müze – kilise olarak ziyarete açıldı. Van şehrimizin göz bebeği Akdamar Kilisesi, özellikle dış kısımlarındaki bitkisel geometrik süslemeler, Hz. İsa ve Meryem’in hayatını, günlük hayatı anlatan hayvan şeklindeki taş kabartmalarıyapının en dikkat çekici özelliklerindendir. 2011 yılından beri UNESCO Geçici Miras Listesi’nde.

19. Çanakkale Savaş Alanları - Çanakkale

2014 yılında UNESCO Geçici Miras Listesi’ne de alınan Çanakkale Savaşlarının yaşandığı yarımada, kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı topraklar. I. Dünya Savaşı’nda içinde bulunduğumuz 9 cepheden galip gelebildiğimiz tek yerdir Çanakkale. Gerek 18 Mart 1915’te vuku bulan Boğaz Harbi, gerekse 25 Nisan 1915’te balayıp 8,5 ay süren kara muharebeleri sonrası Türk Milleti’nin Dünya’ya ‘Çanakkale Geçilmez’ diye haykırdığı, topraklardır buralar. Günümüzde Tarihi Alan Başkanlığı olarak tamamen koruma altına alınmış bölge, 32 şehitlik ve anıt, 35 yabancı mezarlık ve anıt, 4 kale, 5 tabya, 2 müzeyle beraber tam anlamıyla bir açık hava müzesi.

20. Hattuşa - Çorum

Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunan Hattuşa, Anadolu’nun bilinen ilk imparatorluğunun, Hititlerin başkenti. Kendilerine kattığı her topluluğun tanrısını öteleyip silmektense, kendine katan ve bundan bundan dolayı bin tanrılı uygarlık olarak da adlandırılan Hititler, kadın haklarına, insan yaşamına ve adalete önem veren yasalarıyla tarihin önemli bir mihenk taşını oluşturuyor. Taş işçilikleriyle de ön plana çıkan ve neredeyse her şeyi arşivledikleri kil tabletleriyle dönemine ışık tutan Hititlerin başkenti olan Hattuşa 1986 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındı.

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.